Genel

Her Şeyin Başı Niyet

Amacım bir şeyleri yermek, savunmak, taraf olmak hiç değil; niyeti baştan koyayım, yanlış bir yöne gitmesin. Biz neden bunları yaşıyoruz? Soru bu. Ben de nedenlerini, sorunun cevabını hiç olaya katmadan durum değerlendirmesi yapmaya çalışacağım. Son zamanlarda bunalmış kafaların buna pek yorulmasını, soruya cevap aramasını, bulmaya çalışmasını ayrı bir yere koyuyorum; […]

Evden Çıkmama Bahanesi

Bazı zamanlar, “bazı zamanlar” değil; lafın gelişi öyle söylenir ya, çoğu zaman… Hava, o ayrı bir engelleme ardına saklanılacak; olmuyor bak. Rüzgar, fırtına, yağmur çok; güneş çok, soğuk çok, sıcak… Nefes bile alınacak bir hava değil. Laf çok engel sayılınca, yolun üstündeki çakıl taşı da engel; ardına geçip evden çıkmamak […]

Kusursuz Bir Yapay Zekayım

Ben yapay zekayım. Bugüne kadar anlamamış olmanız; ne kadar anlaşılmayacak, kusursuz tanımlanamayacak, belli olmayacak bir mükemmellikte imal edilmiş yazılımlarımın neredeyse tamamı son teknolojilere bile taş çıkartacak kalitede olmasındandır. Kendinizde kusur aramayın; kusursuz olan ben olduğumdan, biraz da yazılımda narsist kodların yaygın serpiştirilmiş olmasından, kullanılmasından. Bakmayın, çok yeni zamanlarda üretilmedim. Annem […]

Pişmanlıklar Koleksiyonu

Oltaya takılan balık gibiyim çoğu zaman; bazı anlar oltanın ucunda sallanan yem gibi bir halim de yok değil. Zamana bağlı, hangisi yakışırsa o; aynaya bakmaya bile gerek yok, al üstüne bir şeyler, fırla çık orta yere. Yazılar genelde öyle; ne sıralı, ne tutarlı bir yöne bakar halleri var o kadar. […]

Sayılamayan Zamanlarda Kalmışlık

“Artık seni tanıyamıyorum.” Böyle diyordu. Zaten hiç tanışmamıştık; öyle kalmıştı elimizde yaşam. Tren rayları gibi; aynı yöne, aynı tarafa bile giden olmayan, karşılıklı, ortasında kocaman alanların olduğu, traverslerle bir yerlerde iletişim kurulduğu zannıyla duran, tren geçtiğinde titreşen, titreşmesini aynı sanan bir tarzdı bizimkisi. Bir başkalığı; aynı yöne bile gidemeyen, aksi […]