Bir penguen belgeseli… Hani bırakıp giden çoğumuzun, gidilen yer ölüme bile çıkıyor olsa, içten içe özenmiş olma ihtimalinin yüksek olduğunu tahmin ediyorum. Dünyaca nasıl bir topluluk olmaya doğru gidiyoruz, insan ister istemez bunu düşünüyor. William Golding’in Sineklerin Tanrısı’ndaki diyalog gibi. Simon, duraksaya duraksaya şöyle der: “Bir canavar var belki. Demek […]
Genel
Hayatın bir yerinde, kendinizden bir anda kopuverdiyseniz, “Olmaz” demeyin—bal gibi olur. Bir başka kişi olma durumu, bir kılık değiştirme, bir kimlik değiştirme hali mümkündür. Ve bu kopuş, bildik bir yerde ya da tanıdık bir durumda gerçekleşmez. Hem kendinize hem de sizi tanıyan, bilen insanlara yabancılaşırsınız. Birdenbire, anlattıklarınız ve bildikleriniz size […]
Yine, yeni, yeniden… Tam öyle olmasa da, “Nereden çıktı bunlar?” diye kafamızın bir köşesinde bağdaş kurup oturan, hiç de “işimiz olmaz” denilemeyecek kavramlar var. Kötülük… Nasıl olmuştur, nereden çıkmıştır? Hep onun kazanması üzerine mi kurulmuştur bu dünya, bu evren? “Hee, öyle denilebilir de…” Bunun için, ta en başına gitmek lazım. […]
Bir bakış değişikliğiyle, başka bir yerden senin, benim, bizim evrenimize, o kocaman ama bir o kadar da minik evrenlerimize bakalım. Yeni bir teori değil, ama yeni bir yerden… Kimseyle aşık atacak halde olmayan bu bakış, biraz zorlama ile fiziğin solucan teorisini andırıyor gibi gelebilir. Konu biraz böyle. Özellikle fiziğe dokununca, […]
Hayat bir filmdir. Yüzyıllar önce böyle denemezdi elbet, bugün söylendiği gibi. İskender’in “O neymiş öyle? Bana ne demek istedin?” sorusuna ancak bu zamanda, “Bak, sizin hakkınızda bu kadar film yapıldı.” diyerek savunma yapmak ve böylece kelleyi kurtarmak mümkün olabilirdi. Ama konu o değil. Başrolünü oynadığınız şu anda vizyonda olan, vizyona […]





