
Nasıl körüne hem de “Okudum, yazdım,” diyerek; hem de “Yahu bu da nereden çıktı, ne oluyor?” kafayı yanlarına alıp neden gelmemişler? Onca soru işareti avuçta kalıyor. Cehaletin, kuru cehaletin… “Cahilleri severim,” derdi Ortaylı; cahil olduklarını bilir, ses etmezler. “Yarı cahiller cesur olur,” derdi; “Onlarla sakın tartışmayın, en azından kendinize acıyıp vazgeçin, ikna edemezsiniz,” dedi hep.
Kuru cehaletin açırı özgüvenli haline araştırma yapmış sosyal psikoloji uzmanları David Alan Dunnig ve Justın Kruger.
Kuru cehaletin aşırı özgüvenli haline “cehilin cüreti” demişler. Cehilin cüreti durumu; yetersizliğini fark edemeyecek kadar bilgisiz olmasının onda üstünlük hissi yarattığını… Bilgi ve yetenek düzeyi ne kadar düşükse kendi becerilerini abartarak aşırı özgüven sergilediğini, buna karşılık bilgili ve yetenekli kişilerin, kendi durumlarından, bilgi, yetenek, becerilerinden kuşku duymaya yatkın olduklarını, olduğunu buluyor ve açıklıyorlar.
Cahil cesareti, cüreti nasıl hem de nasıl yıkıcı oluyor, nelere mal oluyor!
