Bayatlamış Hayatlar ve Yarım Yaşanmışlıklar

Bayatlamış… Artık yenmez, yutulmaz. Dişte de yok; bir tarafından tutup koparmaya, çiğnemeye heves kalmamış. Tadı tuzu yerinde olsa bile alamadığın bir yaşantı. Sende yoktur ama başkalarında vardır, hem de çoktur; döküp saçarlar. Hâlleri de yoktur aslında. Döküp saçanlar elbette vardır. Yaşantıyı zevkini aldım sanarak tüketirler; tat almadan, bir de tat […]

Kendine Bakmadan Yaşamak

Ayna olmadan, tembellik etmeden, aslında tek önemli olan sana bakmak… Bakmak istemek, bakıp görmek ve gerçekten görmek için bakabilmek. Daha doğru olan nerede diye düşünerek içine dönmek, kendine uzun uzun bakabilecek hâle gelmek. Zor olan da bu. Kendini yetersiz hissederken neyi başarabileceğini, neyi başardığını, neyi başarmaya çalıştığını anlayabilmek. Yolunu çözebilmişim […]

Belki de Bütün Mesele Bundan İbaret

İnsanoğlu pek çok şeyi aynı anda ister. Beğenir, beğenmez, yetmez der, yeter der, sonra bir daha ister. Aslında en sonunda hiçbir şey yetmez. Doymak dediğimiz şey yalnızca kısa süreli, geçici bir hazdır. Gargantua bile bir yere kadar; ötesi onda da yoktur. İnsanın içinde, en derininde sakladığı bir istek vardır. Belki […]

Her Gün Yeniden Başlayan Aynı Gece

Geceydi, gençtim. Islanmıştım. Yağmur, her zamanki gibi benimle uğraşmış ve yine kazanmıştı. Gecenin daha başlangıcıydı, önünde uzun bir zamanı vardı. Rüzgârı da yanına almıştı. Masanın öte yanında, geç gelmiş olmasına rağmen bekletmekten zevk alan o kendinden emin bakışlar… Hiçten bir nedene kadar uzanan bütün cümleleri aynı anda, birçok dilde söylüyormuş […]

Yola Güven Azalınca İnsan Sapakları Fark Etmez

Bakınca görürüz sanırız. Hayır, çoğu zaman göremeyiz, anlayamayız, çözemeyiz. Bazen başka bir gözlük, başka bir bakış açısı gerekir. Başkasına sorarız; belki de kaybettiğimizi bilmediğimiz yolu ararız. Doğru mu gidiyoruz, böyle mi gitmeliyiz? Sorduğumuzda en sık aldığımız cevap aslında şudur: İçinde bulunduğumuz yola olan güvenimiz artık eskisi kadar değildir. Yoldan çıkışın […]