– “Çocuktuk, erkenler de uyandırıldık hep. Tahta okul çantam bile oldu. Kavga da eğer bir kere savurabilirsen ortalığı iyi dağıtır, üstüne oturabilirdin bile.” -n“Gel bir çay içeriz.” demişti. Bu ne celal denecek kadar kızgındı. Hiç karışmadı kavgasına her kimle, neden yapıyorsa. Çayı demlemişti geliyor diye gitti bardaklara çay koydu getirdi […]
Pencerenin kenarına gidip tülü açtı. Dışarı baktı havadan güneş kaçmış, bulutlar gelmişti. “Hava söndü. Az sonra yağmur başlar.” Dedi. Yaz bitmişti. Takvimler öyle diyordu ama kısa kollular daha üzerimizde biz daha bitirmemişiz yazı diye düşündü. Işığı yaktı hava kararmıştı. Kararmamıştı, öyle derdi hava söndü. Gündüz daha öğlen olmamış hava sönmüştü. […]
Şarkılar çalıyor, neşeleri bir başka yerlere gidiyordu. Masanın havası güzeldi, bardaklar boşalmış yeterli bir yere gelinmişti. Ya devlet kurtulacak, ya sporda renk tartışması, gol, penaltı, faul başlayacaktı olmadı. Konu sevdaya geldi, hani büyük aşklar değildi, yaşanmışlar… O da değildi… Yaşanmış öyle mi? Anlatmaya başlamıştı, ağır ağır anlatıyordu. – “Benim arkadaşlarım […]
Saçı sakalı birbirin karışmış, biraz zayıflamış, yanakları çökmüş, uykusuz sallanışından belli raftan bir bardak aldı, masanın üstündeki şişeden bardağı yarıya kadar doldurdu, dikti kafasına bir yudumda içti. Masaya oturdu, bardağını yine yarıya kadar doldurdu bu sefer içmedi. Masaya geldiğinde gözü yaşlıydı. Olağan bir soruydu sordu. – “Bir şey mi oldu […]
Havalar sıcak gidiyor. Bunaltıyor, bunalmış yaşıyoruz. Bir de üstüne adı sınav olsun olmasın yaşadığımız sınavlar. Sınav hayatın sıkıştırılmış yaşanması demek. Kerelerce yılın birkaç saate sığdırılması, bir kaç ayın sıkıştırılması sınav ve öyle yaşadığımız saatler dakikalar. Sınav seçme zorunda kalmanın da bir adı diye kullanıyorum. Karar verme zorunluluğu olması. Çıkamayınca sınavdan […]





