Siyah Beyazı Bile Kaçık

Bir siyah beyazın arkasında kalmış yaşanmışlıklar. Noktası büyük biraz daha büyütse olup kalacak gözden kayıverecek, hiç benzemeze dönüşecek dokunmalar. Özlenilse kan kırmızı olacak ortalık, değil. Pembeye bir kaçış az bir şey fark edilmesi zor bile. Sakin kumsalında bir tayfun, kumların kurşun olduğu anlar, kirpik aralarına saklanmış ıslak ateşler. Hızı onlarca […]

Kaç Saat Calışınca Neyin Sahibi Oluyorsunuz?

Bir hayat, yaşayan canlı, cansız, antika, taş, masa, her ne ise nasıl düşünürseniz ne ad verirseniz varlık diyelim, soyut, somut var olmuş her ne varsa ömürleri ne kadar uzun olursa hayatlarının kalitesi o kadar düşer. İnsan olarak bakınca biraz daha uzun süre yaşasak bireysel olarak hani neden olmasın gibi bir […]

Ya Hep Ya Hiç

Bir bitkiyi, bitkinizi, saksıdaki çiçeğinizi, bahçede ki ağacınızı bir süre sulamadığınızda yaşaması için gerekli ortamı, güneşi, havayı sağlamadığınızda ne olur görürsünüz. Peki ne görürsünüz? Bitkinin bazı dalları, bazı yaprakları pörsür, kurur. Kutup ayısı açlığı uzayıp yiyecek bulamadığında yavrularından birini, dayanması en güç olanı emzirmeyi bırakır, biraz daha sürdü mü yer. […]

Babayla Dans

– “Babasıyla dansa kalkar, yarı beline gelir, o kadar partneri olur yine de, bilmez dansı ayağının üstüne çıkar basar, dansı ayaklarının üstünde yapar. Bütün istediği gözünün içine bakmaktır, bu dansta olmasa bile sonrasında parmaklarının üstünde durup beline dolanan elin sahibinin gözlerinin içinde görmek, görülmek, istediğini görmek önemlidir. Topuklu ayakkabı işte […]

Olmuyor Sende Biliyorsun

Konuşulmamış, bakışılmış çabuk üstün körü sonra daha inceden masaya yatırırız sohbetleri bitmemiş. Gecenin ilerlemiş ışığı karartılmış göz dinlendirilen, kulağı acıtmayan bir müzik ne denilse evetlenecek zamanların birinde tam da kar yağarken. Çıkıp birden o kadar ışıksızlıkta bir cam aksinde yüreğimden çıkıp her nasılsa bir görüntü. Özlemişim seni nasıl bir acı […]