Felsefe, fizik, bilim değil, bir konuda, her konuda bir fikri olması lazım bireyin. Hep aynı yönden yönlendirilmeyen, yönlendirilemeyen anlatıldığında anladığın kadarıyla aidiyeti olan bir başkasıyla tıpatıp aynı olsa bile o olmasa bile aynını bulduğu, seçtiği bir fikir. Bireyi sayılabilirliğin dışına çıkaran bir fikir. Ben bilmem …. bilir. Bir sayılabilirliktir. Bir […]
Kulağımız deliktir. Her şeyi olduktan sonra duyarız, heyecan basar sonra bakarız olmuş olanlar biz anca. Nasıl bir kulak delikliği? Kulak delik duyduk “Shakespeare Zorda” ymış. Merak bir bakalım full dolu bilet milet hak getire, ailecek hem de kalabalık bir baskın planı 2. Elizabeth destekli plan tamam, baskın günü belli 2. […]
Dil üzerine konuşulacak o kadar lafımız vardır. Hele yazı yazınca –de – da lar ayırdın ayırmadın, o kelime şöyle bu kelime böyle. Kekeme gibi konuşan ben bile konuştuğum gibi yazdığım için çok fazla eleştiri aldığım için bilirim. Google işe karışıp yazdığımı hem bozup hem de düzelttim diye övündüğünden kelime hataları […]
– “Dokunsalar ağlayacak halde doluyum, boğazım düğüm, yutkunamayacak nefes geçmeyecek durum bilirsiniz. Soğuk yanıyorum, sıcak donuyorum. Uyum, yatışma sıkıntıları çekiyorum hayatla. Bütün cephelerim savaşta, Lili Marlen sessizliğine ihtiyacı var. Bir soluk savaşın seslerini yok eden sessizlik hem de kedi sürünüş bile gürültülü öyle bir sükut. Yüreğimi bile durdurabilmek, sus be […]
“ Ne çok yağmur yağıyor, bu havada gidemezsin öyleyse kal”. Şairin ayrılığa bir engel bulmasıdır. Oysa bir kırık camın ardından Sibirya’nın soğuğuna giden kızağı gözleyen başka bir ayrılık vardır. Engelleri küçültmüş un ufak ediverir. Bir tren çığlığı, bir otogar kalabalığı, bir el sallayış, kapı önü, balkon, son sevgi sözcükleri, bir […]





