Oturuyorlardı. Sohbete daha başlamamışlardı, gölün sakinleri uyansalar da sabahın serinliğinde yaygaraya henüz başlamamışlardı. Kargalar kahvaltılarını etmemişlerdi. Öyle bir zamandı. Serindi. Yazdan kalmaydı gün ama sabahları serin oluyordu. – “Dün yan komşumuz, bizden farkı yok, iki büklüme beş var o da o halde. Pazara gitmiş. Öyle her şeyi taşıyacak gücü yok, […]
Bir taraftan yemek yapıyordu, laflıyorduk, bir şeyleri konuşuyorduk. Hava alabildiğince kararmış bir öğleden sonrayı yaşıyorduk laf kalabalığında. Mutfak tezgahının üstünde elleri bayağı seri çalışıyordu. Benle ölçülünce diyelim başka birileriyle yarıştırmak değil niyetim. Çenesi de elinin seriliğindeydi. – “Bir patates köftesi nasıl zor pişer bilir misin?” Omuz silkmiş olmalıyım soruya karşılık […]
“ -Kazıklanmış olabilir miyim?” “ -Hayallerimin bana oynadığı bir oyun olarak kalacak mı?” “ – Rüya değildi eminim?” Bütün gece bu soruları bağırıp durdu. Arada bir denk gelmemesi gereken yerleri bulup çıkardı. Kafa iyi derler ya aynen öyle. Haline bakılırsa bir şeylere takmış kafayı, rüya hayal denilecek b,ir şey olmalı, […]
Sabahın körü, okul yolu o zamanlar çanta havayı bozuyor lisede koltuğunun altına alınmış kitaplar yürünen çok uzak değilse yolun dolmuş otobüs kullanmak masraf, yürünen okul yolu. Yalnız çekilmez, kalabalık olursun, erkek erkeğe kız kıza gitmek zarar verir, kızlı erkekli bir gurupta gidersin. Zeki olacaksın, kendini kollayacaksın gurubun içinde kalacaksın ilgin […]
Hani şu Dinozorların yok olduğu, hadi o olmadı ondan önce yumurtlayan memelilerin yok olduğu da olabilir meteor çarpıyor ya o andan sonra bir daha olsa insan neslinin, insan diye bir olgunun olmayacağını neredeyse yüzde bin tahmin ediyorum hele bu kafada bu düşünceyi taşıyan bir düşünüp de düşünemeyen, düşününce düşünülmüş bir […]





