Güneş çok mu kovalandı kaçmış bir yerlere karanlık bir in belki de. Rüzgar kovalamış olabilir, arıyor her köşeye bakıyor. Cam kıyısı oturuş, bir sütlü kahve yanı. Sıcak süte tür kahvesi katılmış sütlü kahvelerden. Geniş pervazında oturulmuş cam kenarı tadı, bir de kakao vardı sıcak, çocukluk. Buğulu camlara çizilmiş bu günler […]
Piyasalar derler, ekonomi derler. Halk eskiden tiyatrocuya kötü gözle bakardı, kız mız verilmezdi, bizim oğlan tiyatrocu denmezdi kız hiç adı anılmazdı. Borsacılar böyle oldu sonraları, at yarışı ev batırır derlerdi, borsa o kategoride yer aldı sonradan. Borsa hep bir üç kağıdın yuvası gibi görüldü. Borsa da oynadı kaybetti her şeyini […]
Kazanmanın önemli bir kuralı da kaybetmeyi göze almaktır. Eğer kaybedilecek bir şeyler yoksa kazanmak söz konusu değildir. Kazan kazan gibi ütopik şekil varmış ve olurmuş gibi bir söylem ortaya fırlamış duruyor. Almanya – Avusturya maçı kazan kazan türü bir oyundu kaybedeni Cezayir olmuştu. Kaybedenin olmayacağı kazanılacak bir oyun durum yoktur. […]
Trafonun arkasından fırlayıp çıktılar önüne, istedikleri para olmalı ama o kadar mızmızca söylüyorlar bu dili çevirmenin imkanı yok. Doğru dürüst söylesenize şunu. Boş ver zaten onlarda varsa bile sende yok. Bıçağı elinde saklamadan istiyor. B.ka sardık şimdi diye düşündüğünde az önce yanından geçtiği iki adamın köşeyi dönmeleri gerektiği aklına geldi, […]
Gençlik, orasını burasını kurcalarken başka numarası var mı bu şehrin? Merak bu kırılıp elinde kalmış. Üstüme atıp yıkmasınlar bu kırılmışlığı diye bırakamamış. Gündüz karışıp ortalığa az biraz göze batmışlık, batınca ovuşturma olsa da gece olunca göze batmışlık ayyuka çıkan bir çığlık olup oturuyor köşeye. Saklanamıyor, deniz kıyısı şehirlerin limanı olan […]





