Hadi bizim büyük patlama aşık oluyoruz, birkaç sinir impuls yanması o kadar. Atın, Zebranın tepinmesine de pek bir şey denemez, atın eşeğe hee demesi başka bir tür kablo yanığı biraz kısa devreli. Peygamber Devesine ne demeli biraz abes boşluğuna denk geldi. Dişinin önüne gidip ”Ye beni“ demesi. Orada direk elektrik […]
Evrenin dünyanın daha başlarında, daha hiçbir şey yok. Biz yokuz, ağaçlar, bitkiler canlılar yok. Çorba çamur devri moleküller daha yeni oluşuyor biraz ileri gitmiş hani ileri molekül devri çamur, hamur canlılar daha sonra olacak. Bazı moleküller suyu seviyor (Hidrofil) bazı moleküller suyu sevmiyor sudan korkuyor (Hidrofob) çamurun içinde. Suyu sevenler […]
Ne yöne niyet başlanmış yolların sadece tesadüf bile değil bir anda pusulasının iki tıkırdaması titremesi hali nasıl başka yerde bitmişlikleri. Avutulmak istenen akşamlar, boşaltılmış sokaklar ve avutulmadığından uykuyla tanışılmadan bitmiş geceler. Liman kentlerinin bütün sokakları limanda biter günleri de. Dar güneşten sakınılmış ıslak tuğla yapılı kirli çocukları bile az . […]
Bir uzanan el, daha önce hiç olmamış ”Bir duble gece içine bolca yalnızlık, biraz kırmızılık versin tesadüf, cüruluğunu alsın birkaç tutam unutkanlık adını sen koy ne bombası?”. Gecelere akşamı bitirirken böyle başlamak. “Bakıyorum zayıflamışsın”. Bakma o zaman. Çok uzun bir süreci olmalıydı. “Neden?”. Hayata öyle uzun bir hazırlık sürecinde mi […]
Yağmur yağıyordu, dinmeyecek gibi ıslanıyorlardı, dinmiyordu. Yağmıyor dercesine ağır, küçük bitmesin adımlarıyla uzatılmış bir yolu yürüyorlardı. Birbirinin hayatlarına dokunmuşlardı o zamana kadar. Girmeyi hiç hesaplamamışlardı. Islanıyorlardı, ortaklıkları gökyüzünden inen damlaların kendilerine düşen payına katlanmalarıydı o kadar. En çok istedikleri şeyi yapsalar, yapsa ıslanmanın dışında, elini tutsa hayatına girse, girince daha […]





