Gezdim bir çok kentte, kentlerin sokaklarında, alanlarda, kahvelerde, lokantalarda, bina kuytularında, köşelerde, saçak altlarında, açık havada, güneş, ay ışığının, bulutların, gökyüzünün altında, gece, gündüz, sabah, akşam, kar, yağmur yağarken, ıslanmışken, ıslanmağa hazırlanırken, doğarken, ölürken belki de, yatakta, bankta, masada, her yerde, hiçbir yerde belki de, kadınlarla bakıştım, koklaştım, sarıldım, kavga […]
Mutluluğu istemenin, mutluluğun hep bir boğazımızda kalma ihtimali vardır. Çoktur da diyebiliriz. Nereden duydum belki de okudum doğru yanlış nasıl neye dayanarak böyle bir çıkarım yapmışlardı onu da bilmiyorum. Kopenhag merkezli daireler çizin, gittikçe büyüyen daireler. Merkezden ne kadar uzaktaysan o kadar çok mutsuz hissediyorsun. Bir tv programı olabilir. Belki […]
Bir koşuşturma, dudağı boya gözlerin makyaj tamam, ne giyse geceden hazırlanmış vaz geçme. Sabahın erken saatinde yenişine doğup büyümediği memleketim demediği bu ülkenin bu denizi olmayan başkentinde hep genç insanlardı bu sefer daha da genç çocuk diline bile zor hakim olduğu bir zamanda hem çocuklara genç olamamışlara ders verecek olması […]
Uzaklardan seni düşündüğümde bu günlerde. Uzak dediğim bir mesafe mekan değil aramıza giren binlerce şey, zaman birde uzun zamanın adı uzak. Hani içeriden seslenip duymadına denk gelinen gibi bir şey bir ara öyle uzaklara gidivermişim. Bir kitap satırının arasında iki kelime senden gibi, benzetmişim sen değil, nereye kaçtı şimdi buradaydı? […]
Aynanın karşısında şöyle bir daha döndü. Işığı yaktı yeniden şöyle bir sağ sol baktı. Göğüslerini yerleştirdi yeniden alttan biraz destek ellerle bir yoklama yeniden, eteğini biraz daha düzeltti sol yandan bir daha baktı, beğenmedi. Bir daha baktı, içine sindi, sinmedi ama kabul dışarı çıkacak, çantasını aldı pardesü yağmur yağabilir, tekrar […]





