Bir kelebeğin ömrü, sineğin ömrü kısa dahası bir selamın ömrü, kahvenin hatırı bayağı uzun ömürlüdür. Uzayan uzadıkça içinde neler varmış Pandora kutusu açılıp yeni yeni şeyler keşfettiğimiz ömürler. 1900 yıllarında Avrupa da ortalama yaş 36 çocuk ölümleri çok, enfeksiyonlar daha çok, salgın hastalıklar çok daha çok insan öldürüyor. Alzheimer olsa […]
“Gördünüz mü?” Çok kişi, birkaç kişi, bir kişi bile olabilir. Beraber yaşadığınız birileri varsa sizin sorduğunuz her ne ise değeri var yok sizin, özeliniz, ihtiyacınız var yok, şu an size lazım değil, lazım, çok değer verdiğiniz bir şey, değil, hiç değer vermiyorsunuz soruyorsunuz, nerede? Kim aldı? Niye? Oradaydı siz görmediniz, […]
Ağır oluyor bazı sevgiler, çekilmez tonlarca taşınmaz. Seni seviyorumları küfür, sevecen bakışlar tecavüz, yumuşatalım taciz. Anne, baba, arkadaş, dost, kardeş, karşı komşu, merhaba diyenlerden, blog tıklayıcısı, face likelayıcısı hepsini saymayayım yorumlayıcılar ayrı. Once her şey güzel sonralarında o sevgi sözcükleri, davranışları, bakışlar, öne konulan emek verilmişlikler, çabalar hepsi ağırlaşıyor. Ağır […]
Yine çıldıracak saatler yaklaşıyordu. Kalabalık hem de ne kalabalık, günün ışıklarının kaybolup gitmesine doğru giderken, gittiğinde, gece yarısına dek, dat dat ne hengame çıldırıyordu. Hele şimdilerde içtiği ilaçlardan mı ne? Siniri bir başka daha, çok, fazla, büyük kelime küçük kalıyor zıplıyordu. Kulaklarına pamuk tıkasa, kulak tıkacı taksa, ya telefonu duymaz, […]
Bir sabah zili olsan ısrarla çalan, bir gülümseme uykulu açılmış kapı önü, bir telefon zili açıldığında yumuşacık bir nasılsın olsan. Bir gülümseme kaldırımda karşılaşılmış tesadüf gibi ama değil. Bir merhaba içten gördüm, sevindim tadında. Hüznün içinden kaçmış bir gözyaşını silen el olsan yanağı okşar gibi çizmeden silen kristali. Alışılmış olmayan […]





