Aşkı anlatan bir dolu kitap, şiir, roman, hikaye, efsane, tarih, fıkra okumuş, film seyretmiş, şarkı opera dinlemiş, müzikal seyretmiş dinlemiş, yorum yapmış, yaşamış diyelim ıskalanmışları saymayın yani bir şeyler bilir dediğiniz birine sorsanız hiçbir şey bilmediğini söyleyecektir. Doğrudur. Yirmi birinci yüzyıla girdiğimizde, girdikten sonra, girmişken, girmeden az önce şöyle beş […]
Kış ortası, saklanacak yer yok. Çıkıp şehrin dışına , hem de epeyce dışına, koyu bir laf salatası ortalık yere içinde her şey var. Biraz eskiden dem içilecek yer kalmadı, eskiden dediğim ondan. Sanat müziği desen kadeh yanı, kadeh yok ya gelmiyor. Saz televizyon oyun havası böylesi şimdi oldu. İki tıngırtıya […]
Kendini yabancısı saydığı bu şehirde, akşamlardan birinde, özel olmayan bir akşamda, bardağı almış denize yakamozlarına karşının kirli ışıklara içine gölge kaçmış, yağlı iyot kokusunu kıyısındayım diye hürmeten yudum yudum içine çekiyordu. Geçen vapurun dalgalarına şarkılardan biri takılmıştı. Sevmezdi o şarkıyı, başka bir şehri anlatırdı. Hiç te yabancısı hissetmediği şehri. Bu […]
“Çiçekler zavallı yaratıklardır. Kötülük nedir bilmezler. Ellerinden geldiğince kendilerine güvenmeye çalışırlar. Dikenlerine bakıp bakıp güçlü olduklarını sanırlar” Yağmur başlamak üzere, karanlık bir gökyüzü daha gündüz. Bir çöl bir yerlerde ayak izlerinin birden başladığı yer. Binlerce çan, binlerce çeşme. Doyulmamış bir yudum su, çok özlenmiş bir çiçek sadece biri için değerli […]
Kim söylemişti bilmiyorum, söyleyeni merak etmiyorum, doğru söylediği için olmalı çok okuyan bir dolu kişi bu sonuca bir şekilde varmış olabilir, söylemiyor olmaları okuma zevkine olan saygıları yüzünden olabilir. Bütün kitaplar, bütün romanlar, bütün filmler, bütün hikayeler, bütün destanlar hepsi toplam yüz bir yanlış olmasın yüz küsür senaryo üzerine kurulmuştur […]





