Daldan Dala İki Yüzlü Bir Gevezelik Hali
Gevezelik ne çok yakışır ağıza. Farkında olunca daha da bir hızlı akıntıya kürek, bir ishal haline; ardından ne gelir ne kusar, ne var boş boş her şeyi... Al takke ver…
Gevezelik ne çok yakışır ağıza. Farkında olunca daha da bir hızlı akıntıya kürek, bir ishal haline; ardından ne gelir ne kusar, ne var boş boş her şeyi... Al takke ver…
Bir devrin efsanevi savaşıydı Vietnam. Vietkong çeteleri derlerdi; öyle hikayeler vardı. Sonra turizme konu oldu, hâlâ konu; şöyle yapmışlar, böyle tuzaklamışlar anlatılır, anlatırlar. ABD’yi onlar yenmişler, yenebilmişler. ABD “Ben yenilmedim,…
İhaneti hiç sevmem demişti, ölmeye gitmeden bir gün önce Erzurum mahallesindeki ablasını görmeye giderken öldürüldüğünde. Ertesi gün Sadık Gürbüz çalıyordu kasetçalarlarda, biz Oğuz’lar ölmez afişlerini basıyorduk mekanın birinde. İhanet kimseye…
Yalnızlığın ne olduğunu bilirsin; sesin sadece sana yeter. Kendinle konuşursun, kendinle varsın, kendinsin. Başka kendinler var mı? Onlar da yalnızlığını sırtlayıp bir yere götüremezler. En çok seni sevmeyenleri anlarsın; diken…
Nelerle yatıp kalkıyoruz. Ne senin her anında, her yerinde o kadar yükle birlikte nasıl yaşıyor olursan; taşıdığın öyle bedensel değil, belini büken, ağır, gittikçe daha ağırlaşan, sırf o yüzden gidebileceğin…
Hayrına bir iş olsa, “Hadi,” deseler koşulması lazım; biz öyle gördük. “Eski zamanlardı,” deseler evet, eski zamanlardı; biz varız daha, o kadar eski de değil. Şimdi hayır işi denilince “Hayır…
Kölesi olmak varmış; hem de birkaçının birden olmuşum, oldum. Pek inkâr eder bir durumum da yok. Memnuniyet hak getire; her dedikleri, her istekleri… Nerede yetişmek mümkün değil. Yat dediklerinde yat,…
Benzinliğe giriyorsun, depoyu fulluyorsun; ne zevk değil mi? Çıkıyorsun, dolaşıyorsun keyfince; gösterge kırmızı yanıp sönmeye başlıyor. Orada devreye kuantum giriyor; hoop geri, tam da depoyu doldurup benzinlikten çıkarken anına, üstelik…
Hadi yeni baştan toplanın aynı masanın etrafına, ben yokum, ben yokum gibi davranın; ardımdan pek fazla laf etmeyin, duyarsam, hissedersem alınırım. Pek öyle sevmeden seviyor gibi yapmayın; biliyorum, öyle içinizden…
En çok sevgi denen o illetin başa iş açması sinir bırakmıyor insanda ve bende. Çok sevdiğimden yaptım, en ufağı çok gücüme gidiyor. Bakmayın, pek üstün fikirleri olan biri olmadığımı ben…