Rayting O Zamanlar Da Yok
Sene 1930 lar. Bir güzel kadın o günlerin dibe vurmuş dip çamurunda biri Gloria Beatty . İşsiz yoksul. Çok büyük para ödüllü dans maratonu yarışma da. Şans talih kader kısmet…
Güncel, günlük kişisel weblog. Yaşanmışlıklara ve yaşanacaklara dair düşünceler...
Sene 1930 lar. Bir güzel kadın o günlerin dibe vurmuş dip çamurunda biri Gloria Beatty . İşsiz yoksul. Çok büyük para ödüllü dans maratonu yarışma da. Şans talih kader kısmet…
Bazı size de olmuştur. Red Kit te bile bunun esprisi vardı. Bir pusulanız vardır. Kuzey yarımkürede Güneyi gösterir. Hep güneyi gösterir. Pusula olarak yaptığı işlev olarak baktığınızda bozuk pusula demeniz…
Dayayacaksın sırtını taşa, alacaksın denizi karşına sakin de olsa çırpınıp dursa da bilemedin arkasına rüzgarı alıp gelse de karşına. Sana destek eline bir kahve gelse sesin rüzgara karışsa. Kahveye sığın…
Bu gün her şey bitmiş üzerine kahveler çaylar sular içilmiş bütün sözleri söylenmiş gibi bir anda bırakıp gitmeler. Öyle olmasın diye öyle kalmasın diye onca gayret boşunaymış. Kulağına söylenmiş şimdilerde…
Kızgın bir adam hep bir yerlerde karşınıza çıkmıştır, yanınıza oturmuştur hastane kanepelerinde yan yana sıra beklemişinizdir. Yanınızda bisiklet sürerken tansiyonunuzu olmadı nabzınızı yükseltmiş sizin durmanıza sebep olmuştur. Hak verirsiniz vermezsiniz.…
Paylaşmayı bilmeyen öğrenemeyen beceremiyen bir yaratık gurubundanım. İnsanım. Her şey her yer her molekül her atom benim. Aslanın paylaşması bile çok dengesiz gözükse de bir kuralı dengesi vardır. Diğer bütün…
Yaz geliyor. Farkında olmalısınız. Bırakın gökyüzünün yaptığı oyunları yağmuru soğuğu. Bir zamanlara bir başka yaza kayıp bir yaz gününe uzakça bir zaman bir ömürden birazcık kısa. Güneşin yakıcılığı yüreğe de…
Her yağmurda olmasa bile siyah bulutlar göze ilişmesiyle o çok eski soruya. Ne kadar narin ne kadar korkak edilgen bir sesle sorulmuş bir soruydu. Şekerdi eriyecekti kaçacak yer yoktu ruhu…
“Biraz dolaşacağım “diyor. Biliyorum biraz dolaşacağım deyince denilince kargacık burgacık düğümlerle dolunuyor, dolaşıyor, açılması zor uğraş dur. “Az bir şey uzağa gidebilirim” diyor. Az bir şey uzağa yüzyıllar uzağa kaybolmaya…
Bütün her şey kanıksayıncaya kadar. Ondan sonra gözden göz bebeklerinden akıldan aklın bir köşesinden ay öyle mi olmuş vah vah lara benzer nidalardan uzaklaşıp yok olup gidiveriyor. Milena ya Kafka…