Yağmur Bana Ben Yağmura
Yemek masasında konuşmalar kesilip bir anda uzunca bir anda. Çocuk anne ve babasının arasında yine. Bir korkudur kitapların satırlarının arasından anlatıldığında çocukluktan tanınan bir duygu olur. Tezer özlü intihar eden…
Güncel, günlük kişisel weblog. Yaşanmışlıklara ve yaşanacaklara dair düşünceler...
Yemek masasında konuşmalar kesilip bir anda uzunca bir anda. Çocuk anne ve babasının arasında yine. Bir korkudur kitapların satırlarının arasından anlatıldığında çocukluktan tanınan bir duygu olur. Tezer özlü intihar eden…
Dağınıklığımın sebebini biliyorum. Dağınık dediğim hayatımın düzeni biraz farklı. Baktığım yer biraz. Biliyor olmalıyım. Bir şarkının bir düşüncenin bir kitabın aslında bir şeyin peşine takılmak gibi bir zayıflığım var. Tıpkı…
Hep hissediyordum. Paylaşmıyordum hissediyordum yine de. Konu ettiler onlarda aynı şeyleri düşünüyorlarmış. Bisiklete biniyorsunuz biniyorum. Bir yerlere gitmek için değil benimkisi. Kalp kaslarımı yeniden güçlendirmek için bir odada kalp atışlarının…
Paris’ te yağmur var. Paris’ te hep yağmur mu yağar her gün her gün her saat. Yağar benim Paris’im güneşi hiç sevmez görmez hep yağmurludur. Hayallerden kurulmuştur. Pave taşları tuğla…
Hayal kurulurdu, hayaller. Yaşlanacak bir pencerenin kenarında kahvelerini içerken radyodan şimdi eski klasik bir şarkı çalacak onları eskiye o zaman ki şimdi ki zamana taşıyacaktı. Hayal kurulurdu. Hayaldi. Yaşlanıp çoktan…
“Bir çekmece dolusu seksi iç çamaşırı varken, sizinle birlikteyken pamukluları giyiyorsa. Bu güne kadar hiç göstermediği kadar yatağına özen gösteriyorsa. Mesajları kutsallaşmışsa bakmamanız için cep telefonuna şifre koyduysa. Tuvalete bile…
Yattığında ölmeye, yattığında ölmeyi öğrenmeye niyet ettiğinde kurduğunda hepsini gözyaşlarını tutamadı önce. Öncenin sonrası pek yok. Gözyaşlarını tutamadı. Vaz geçemedi hepsinden hiçbirinden bir tekinden bile. Karşısına oturup oturmuş öldüğünü anlatıyordu…
Başkasının kederinden üzüntüsünden acı çekiyor olmasından zevk duymak. Sadistlikle pek karıştırmayın. Ayrı bir şey. Dilimizde pek karşılığı yok gibi. Karışır mı sadistlikle tam karışmaz ayrı bir şey. Almanca karşılığı var…
Geçmişin bir yerinden kalkıp daha geçmişe gitmiş birini düşünün. Olmadı kaplumbağa kanı ile kanı değiştirilmiş ölümü çok yaşamış birini. Kaleme denk gelmemiş anlatılmış anlatılmış anlatılmış gelmiş size, size gelmeden az…
“Hikayeleri hep ucundan biraz kenarından yeni baştan dışarıdan bakaraktan göbeğine bir de öyle okuyup dinleyeceksin ki tadını alabilesin”. Böyle der böyle anlatırdı. Anlattığı hikayeler özenle kumda pişirilmiş dibek kahvesi tadında…