Ben Yaptım
- Sabah olmuş geceyi bitirmiştim. Sabaha kadar gözüme uyku girmemişti. Nasıl ağlamıştım. Bilmeliydim olmayacaktım artık onun yanında. Artık onun için yoktum. Anlatacak o kadar çok bir şeyim de yoktu. Bir…
Güncel, günlük kişisel weblog. Yaşanmışlıklara ve yaşanacaklara dair düşünceler...
- Sabah olmuş geceyi bitirmiştim. Sabaha kadar gözüme uyku girmemişti. Nasıl ağlamıştım. Bilmeliydim olmayacaktım artık onun yanında. Artık onun için yoktum. Anlatacak o kadar çok bir şeyim de yoktu. Bir…
- Bir yaz geliyordu. Ağustos böceklerinin bu kadar beklediklerini bilmiyordum. Hani yaz tatili zordu görüşmek, gidilecek, görülecek yerler vardı. Yaz vardı. Yaşanmamış ama çok duyulmuş yaz aşkları vardı yazda. Ağustos…
-Hanımeli kokuyordu bu sokak, kokar mıydı hep böyle? Deniz kokusu da geliyor burnuna, deniz mi nerede? Bu şehirde hep deniz kokusu duyardı ama bu şehrin denizi yoktu, Ama her nasılsa…
Evin anahtarını bulmak için elindekileri yere bıraktı. Çantasının en dibine atmış olmalıydı. Elini en dibine kadar soktu, karıştırdı yok eline gelmedi. Daha bir telaşlandı. Bir tarafını kaldırdı çantanın, öte tarafını…
Sabahın tadı damağımda kaldı. Yağmur başlamıştı, gök gürlüyordu uyandım. Bir şarkı takılmıştı kafama geceden söylüyordum… Telefonda sabahı anlatıyordu. Daha giyinmemişti, üstüne bir şeyler giymemişti. Çayını yudumluyordu yağmuru dinliyordu, seyrediyordu telefon…
Bir öğleden sonra yine, boş yapacak bir işim yok diye düşündü. Biraz sesini düzeltmeye çalıştı. Dilinde bir şarkı olsa söyleyecek ama o şarkı nerede kaldıysa gelmiyor işte. Bir şarkı geliyor…
Anlatıyordu, elinde nereden bulduğu belli değil bir örtü her neyinse elinde kalmış öylesine sallıyor bir taraftan anlatıyordu: Öyle dağınık öyle karışık bir valiz görüntüsündeydi anılarım, kapının önüne koyduklarımı almıyordu kapıcı…
-Kızgındım, kapıyı çarpıp çıkmak vardı. Çıkmadım, inat ettim gitmedim bu sefer. Siniri daha kendine gelmemişti. Ben sinirinin üstüne tüy dikmeyeyim dedim – Gelseydin bana ben de burada oturmuş kafa karıştırıyordum…
Ortalık bir kalabalık, adım atamıyorsun derler ya öyle. Öyle bir yerlere bakmak gibi bir lüksün yok habire yürüyorsun, arkadan itekliyorlar onların götürdüğü yere gidiyorsun bir anlamda. Bir ara bir tanıdık…
Karanlık loş bir ışıksızlıktan yavaşça sallanarak çıktı geldi yanıma. Elini uzattı, tut beni düşeceğimle merhaba arası bir el uzatma. Tuttum elini bırakmadım merhaba olmayabilir dedim düşer belki bırakmadım elini masaya…