Nisan Akşamüstü
“Gökten üç elma düştü. Hepsi benim başıma”. Akşam yaklaşıyor güneş ışığı bitmiş bir mum gibi titreşiyor birazdan bitecek. Karanlık her neyse her şeyin önüne geçmeye çalışacak, gece düşecek ayak parmağına…
Güncel, günlük kişisel weblog. Yaşanmışlıklara ve yaşanacaklara dair düşünceler...
“Gökten üç elma düştü. Hepsi benim başıma”. Akşam yaklaşıyor güneş ışığı bitmiş bir mum gibi titreşiyor birazdan bitecek. Karanlık her neyse her şeyin önüne geçmeye çalışacak, gece düşecek ayak parmağına…
Hamamönü'nün ara sokaklarında yürüyüp Tacettin Camii'nin kıyısından geçip bir sokak başı bir yerlerde oturup bir çay söylüyorum. Buralar şimdilerde çok güzel. Elimde bir roman. Yazılmış, okunmuş, kapatılmış, kitaplığın bir köşesine…
Müzik setinden Alta Gracia çalıyordu. Kadın boynunu geriye atmış erkeğin kollarında hafifçe sallanıyordu. Konuşmak istiyordu konuşulacak o kadar birikmişlik vardı konuşulması lazımdı, müzik bırakmıyordu. Müziğin kıvrımlarına uymasa da sallanıyordu kendince…
Brezilya her şeyiyle Dünya Futbol Şampiyonası'na hazır mı? Bakmayın statlar yetişmemiş güvenlik tam oturmamış, halk olayları var caddelerde diye hazır olmadığı sanılıyor ama hazır. Dünya Kupaları Paranın bir oyunudur. Futbol…
Neredeyse kırk yıl önce söylenmiş şarkılar bazı zamanlar yine aynı sanatçı tarafından yeniden söyleniyor. Fark ettiniz mi? Düzenleme yapılmış oluyor yeniden öyle denildiği için bu işleme bende aynı şekilde kelimelendiriyorum…
Sayılarla uğraşan, onlarla sarmaş dolaş olanlara Mihaly Csikszentmihalyı sayılara güvenin diyor. Sayıların yalan söylemediğini anlatıyor. Chicago Üniversitesi Psikoloji Bölümü Eski Başkanı. Neden başka bir Matematik, Fizik gibi sayıları çok seven…
“Dördüncü kat,” demişti arkadaşım .”Bir konuşayım istersen durumu kritik istemezse gitme lütfen.” Evetledim bu isteği soracak. Soruyor ben olmadan yanında haber veriyor sonrasında, “Çok istiyorsan git “diyor. “Göreceklerin canını çok…
Turne için konuşma yapacağız, akşam İstanbul'a gidip orada görüşelim her şeyi halledip öyle döneriz kararındayız. Trenle gitmeye karar veriyoruz yanımıza çok bir şeyler almamıza gerek yok. Gar da buluşuruz. Gar…
Yeniden başlamıştık, yoğun bir tempo. Evet vücutça çalışmıyorduk ama yinede bir yorgunluk. Her notanın, her kelimenin, her beyin kıvrımı kıvılcımının değerli olduğu zamanlardaydık. İçmiyoruz karar almışız aramızda içmiyoruz, içersek bitecek…
“Gidip yatalım çocuklar sabah olmak üzere” Ayağa kalktı sonra yere koyduğu gitarını aldı yerden söylediğini yapma niyetini de bayağı ortaya koyarak. “Bu gece için bu kadar yeter, yoğunduk. Yorulduk.” Kalktı…