Yüreğe Serpilen Su

yaz-yagmuru

Yaz ortası kavuran sıcak sen geliyorsun. Yapraklarda damla toprağın çatlağına merhem gözün kamaşmasına gölge ıslak toprak kokusu genze.

Yüreğe serpilen su.

Önce bir kıpırtı yaprakta böcekler, sinekler çok önceden biliyor olmalı güller üstelik kırmızı en güvendiğim kuşlar havada başka turlar belki bir ben anlamıyorum gelişini. Gidişini de bahar filan derken soğudu ısındı laf kaynaması birden yok oluşun şimdi gelir nerede kaldı bir tek ben anlamamışım herkes biliyormuş üstelik.

Kırmızı Pazartesi anlayacağın Marquez in tıpkı o.

Gidince.

Ben ölünce Kırmızı Pazartesinde ki gibi soluğum kesilince hiç görüşmediklerim bile çoğu meraktan gelip kulağımın dibinde fısıldayınca yüksek sesle öyle senelerce ölü kaldım şaşkınlıktan biraz da uzadı istemeden.

Şimdi yağmur yazın ortası uyutmayan kavurucu sıcak gece yarısı en sıcakta en o anda en tam anında geleceğini bilmiyordum yine bir damla olsa bile tam yüreğime değeceğini serinleteceğini. Bir tek o yanıyordu en ihtişamıyla bir tek o kor olarak kalmıştı. Ve sen tek bir damla bir tek sen serinletirdin o koru o yüreği sen.

Sen damla oldun geldin.

Belki de kor artık sönmek istedi yetti dedi bahane etti bir damla yağmuru yazın orta yerinde yanmaktan vaz geçti.

Kül oldu.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir