Yazlık sinemaya gitmeye hazırlanırdınız. Soğuk olurdu ya bazı geceler üşürdü yaşlı teyzeler, amcalar hırkaları yüklenirdiniz, size yüklerlerdi. Yolda dondurma istemeniz kapıdan çıkmadan yasaklanırdı. Yoksa götürülmezmişsiniz hikaye. Bilmezdiniz. Mızmızlanırdınız. Sonra çıkılırdı yola, siz annenizin babanızın kıyısında köşesinde dolanırdınız dondurmacıya yaklaştıkça. O tahta sandalyelere tünemek ne zordu. Üç ayağı bir denk gelmezdi. […]

Sınıfın köşesinde, çöp kovasının başında, sınıfın sessizliğini bozmamak için yavaş yavaş elinizde kimbilir kaç kere oturmaktan sıkıldığınız için ucu kırılan kaleminiz, o kör bıçaklı açmayan kalem traşınız ve öğretmenin gözünün üstünüzde olduğunu bilen siz Sınıfın bir sessiz sakin gurubu olur. Siz onlardan değilsiniz. O kurdeleleri kolalı beyaz, her sabah açılmayan […]

Cemre Düştü Öyle mi?

Hava ya cemre düşmüş, hem de bu gün. Hava çok soğuktu. Anlaşılmıyordu cemrenin düştüğü. Ama cemre düştü. Ağaçları kandıran bahar vardı bir kaç gün öncesinde. Sonra ayaz bu gece. Hamsi yenir mi daha bir kaç hafta? Kar geldi, gelmedi kapıda geçti kış. Bir şair masasında, şiire doymuşlukla kalkmak istiyor canım. […]

Mirketleri Hiç Seyrettiniz mi?

Tabiatın içine bir bakın. Binlerce yuva. Kuşların, tilkilerin, farelerin, ayıların, köstebeklerin yuvaları. Leyleklerin değişmeyen, martıların genelde her yıl değişen yuvaları. Ve sizin yuvanız. Bazen taşınmaktan bıktıran yuvalarınız. Sonra iş yeriniz, belki bir masada bir ömür. Belki daha ısınamadan devamlı değişen iş yeriniz. Düşünün ısınıp, her şeyini bildiğiniz bir yer. Sonra […]

Eksi Dörtyüz Küsür Santigrad mı?

Haberciler bazen bilgisizliklerinin kurbanı oluyorlar. Öyle çok bilgi gerektirmeyen, bilgilerinin seviyesinin yüksek olmasını gerektirmeyen olaylarda, haberlerde pat diye çuvallıyorlar. Yayın organı ismi vermeyeceğim. Ama küçük bir orta okul öğrencisi dolmuşta konuşuyordu kulak misafiri oldum. Yoo öyle her şeye kulak misafiri olmam. Ama konu güzeldi. Birde bugünlerde öyle dolmuşta rastlanan öğrenci […]