Aşkta Böyledir

Hadi bizim büyük patlama aşık oluyoruz, birkaç sinir impuls yanması o kadar. Atın, Zebranın tepinmesine de pek bir şey denemez, atın eşeğe hee demesi başka bir tür kablo yanığı biraz kısa devreli. Peygamber Devesine ne demeli biraz abes boşluğuna denk geldi. Dişinin önüne gidip ”Ye beni“ demesi. Orada direk elektrik panosu tutuşuyor, olmadı direk ana şalterde yangın, trafo patlaması da olabilir.

Aşk

Aşk gözünüzde canlanamıyor, ne deseniz birkaç eksik, bir de Big bang aynı anda bütün evren doluyor, oluyor. Kelimeler bile tam anlatmıyor onu da.

Gidin bir kütüphaneye büyük küçük orta hangisine giderseniz fark etmez, aşk kitapları, fizik kitapları içinde big bang onların içinden ayırın geriye birkaç hobi birkaç zombi birkaç fantezi kitabı kalır. Onlarda bile aşk yoksa kısa kalır incecik bir şey gel beni okusu bile olmaz. Birkaç savaş onlarda yine aşk .

MÖ 1. Yüzyıl Lucretius her şeyin gelişip değiştiğini gördüğünden daha çok erken çağında gelişme çağını yaşadığını söylüyordu. Pek yüz vermedik Aristo değişmiyor evren hep aynı diyordu. Lucretius Her şey bu kadar değişiyorsa her şey daha değişmemezliğe ulaşamamışsa bir başlangıç ve son vardı ve biz böyle bir dünya da yaşıyorduk. Evrenin ve dünyanın aynı kaldığı tezi dahası “ Aristo derki” lafı o kadar hoşumuza gitmişti yüz yıllarca inandık. Lucretius’ a inanılmadı belki ilk inanan Hubble oldu.

Aşk ta böyledir. Başlar bam diye her yeri kaplar. Büyür gelişir daha gelişir. Ya önce siz ya aşk sizden önce belki hemen ölür.

Ve herkesin başından geçen ama size özel, hikaye, roman, kitap, anlatım, mezar taşı olur. Leyla Mecnun gibi güzel anlatılınca da dinlenir.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir