Yolun Yarısı ve Kaybolmanın Kolaylığı

yolun-yarisi-ve-kaybolmanin-kolayligi

Yürümekten yorgun bacaklar, gözler... Ne düşündüğünü anlatabilir bir halde aynı yerde duruyor olmak, aynı yerde dönüyor olmak; nefes almak, nefessiz kalmaktan korkmak... Ya olursa, ya varsa, ya korkular? Hepsi bir şeyleri bitirmek için varlar. Onların varlığı bitmeyi getiriyor bile olabilir. Bitmez, bitmez; içinde bitmenin var olduğunun korkusu, kelimenin. Yola çıkılmış olmak, yolu yarılamış olmak; bitmeye biraz daha... Yok canım, bitmez; yol yarı, bir o kadar daha var sonra.

Korkutma beni, sen de korkma; olmuyor. "Her şeyin bir sonu var, ayrılıkların bile," diye bir şarkı vardı; olsun, sen yine de korkutma. Gittiğin yol olmasın, yol diye düşünme o zaman; yarısı, sonu olmasın. Kaybol, kaybol... Ne zaman neredesin bilme; yarısında mısın, başında mısın, az sonra bitecek mi? Kaybolmak; bilme, kolayı bu belki de.

Değişecek; her şey gibi o da olsun, yüreğinin bir yerinde yok olmadan az önce. Kaybolmayı kendi kendine bile söylemediğin, anlatmadığın bir yerlerde ol; bilmediğin, daha önce olmadığın bir yerde. Her şeyin değiştiği; tanımadığın ağaçlar, böcekler, çiçekler, kuşlar içinde umut yeşertecek bir yerler... "Değişecek," de diyebil; öyle bir yer değişik, senin daha önce olmadığın, olabilmeyi bu kadar çok hayal etmediğin, etmediğin bir yer.

Bir yerlerde ruhun; ruhunun bir başka yere, bir başka zamana şahitsiz, senin bile "Ben neden daha önce?" dediğin yere, yerlere... Dudağında bir ıslık; korkudan değil, zevk vererek çaldığın, içinden öyle geldiği için çaldığın, senin olan, senle kalacak olan... Ne duyuyorsan öylece.

Ve vazgeçmek düşüncesi olmasın. "Burası da neymiş?" deme, diyeme; denmiyor. Dersen olmuyor zaten.

#Yaşam