Akıl Gelir Gider

Kafa karışıyordu. Yakınken akıl elini kolunu sallayıp ben geliyorum diyerek alıp başını çekip gidiyor gidene uzaklaşana kadar, geri dönmüyordu. Kafa karışıyordu o zamanda.

Her şey yarım kalıyordu yarım oluyordu yakınken.

Uzaklarda hasret vardı hasret olsa da biraz akıl biraz her şey biraz daha fazla oluveriyordu.

Gençlik desen değil, çocukluk içinde olsa da biraz ondan biraz bundan hiç değil.

akil karisik

Bütünlüğün içinde binlerce yarımlık onda yarım bunda yarım burada yarım ona da yarım içinde binlerce çeyrek bölünebildiği kadar.

Karamazoflarda vardı öylesi. Düşkünlüğünü, sinir bozukluğu galip gelecek her seferinde değil.

Utangaçlık çekingenlik hepsinden büyüğü korku.

Bir de kendinin yakın olduğunda ortaya çıkan eksikliği.

Öyle kalacak, kalacaksın asla tam olamayacak hep eksik çeyrekler bile eksik.

Çocukluğun bitiş çanları çalmaya başladığında her şey güzel olacaktı öyle diliyorlardı diliyordu.

İçinde hep aynı şey yine de öyle olacak diyen hep kızdığı yumruklarını sıktığı çık ortaya sen çık ortaya sonra yorgun iki elin arasında baş peki sen haklı çık bir kerede bu seferde uzlaşması. Yüzünde bir gülümseme öyle kalsa deli denecek cinsinden.

Yakınken akıl elini kolunu sallayıp giderdi.

Şimdi ne işi vardı kovsan bile gitmez oldu.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir