Durup bir köşede nereye gideceğime bakıyorum. Köfteci kokusu dönünce önüme çıkacak demek ki. Soğuk, sabah, içinde hiçbir şey olmayan ekmek araları canım sıkın kafam bozuk. Aramızda kalsın hiç doğru dürüst tamir görmedi epeydir. Al yüreğini çek git demişti içim. Ben içimden geldiği gibi yapmadım yüreği unuttum bir masa üstü kahve […]
Yaşam
Uzun bir filmin sonuna yaklaşmışken ne olacağı konusunda üç aşağı beş yukarı bir fikriniz oluşur. Yönetmen sizin istediğiniz sonu tahmin edip onu yapmamayı yönetmen olmanın göstergesi olarak değerlendirdiğinden, sizinde bunu bilerek yönetmen bunu yapmalı ama yapmaz öyleyse diye beklediğiniz tahmin edilir bir son. Hayat öyle bir otoban, bir patika değildir […]
Serin sabahlar buğulu camlar soğuklar kapıda ayağını çıkarıyor. Masanın üstünde meyve tabağı, elma bütün parlaklığıyla gel beni ye çağrısında parlak kırmızı bir göz kırpış, hadi ama telaşı. Dünyaya kovuluşun meyvası. Adem Peygamber’i kandıran yenmeyecek denen yasak olduğu söylenen hani Havva Anamız ve biraz da yılanın dahil arada cennetten hadi yallah […]
İşyerinde karışık bir gün nasıl canı sıkkın, yürek tam göz önüne gelen çamaşır sıkığı bir büküm göğüs kafesinde. Yıllar sonra yalnız geçecek bir gece, kapıyı açıyor sessizliğe epeydir karanlığın içine elini sokup düğmeyi buluyor. Oh bee aydınlık, ayakkabılarını öyle ortaya fırlatırcasına ayaklarından kurtarıyor bir yerlere uçuyorlar. Ne kokuyor? Aşağıda ki […]
Hayatı çok ciddiye aldığımız anları biriktirip faizini yiyeceğimiz günler gibi yaşamadığımız günlerdi. Harca gitsin nasıl olsa daha çok var. Laflar bolca kuvvetli iğneli akıl iğnesi değil genç ve dinamik olduğundan yaralayıcı nereye denk gelirse orayı alıp götürüyor yaraları derin cerahatli yaralar açıyor. Sohbetle başlıyoruz, sonra birden elden kaçan bir ok […]





