Gece Geçmeyen Düşüncelerle Sabahı Beklemek

Uyuyordu. Ya da uyuduğunu sanıyordu. Gece, sessiz sedasız gelip dünyasını kaplamıştı. Göz kapaklarına ağırlıklar doldurmuştu. Düşüncelerinin trafiğini ise çözülmez bir hale sokmuştu. Hani hep bildiğimiz, kornalı, itiş kakışlı bir kalabalık gibi. “Sabaha kadar düzelir, sen uyu” telkininde bulunur gibiydi gece. Sanki başucunda bekleyen, uyusa da gitsem diyen bir karaltıydı. Sıradan […]

Hafıza Silinince İnsan Aynı Yerde Kalır mı?

Silinemez bir hafıza vardır; bilgisayarlara benzemez. Format atılmış gibi olmaz. Bir şey silindiğinde artık sen, sen değilsindir. Zamanlara savrulursun; hesapsız, kitapsız. Orası sana bile kalmamış bir yerdir. Fazla kurcalamamak gerekir. “Ne olursa olsun” diyerek başlayan hallerde, kaybedecek bir şey yok sanılır. Olsa bile, “o kadar da değil” denir. Kumar masasının […]

Zaman Durduğunda Kelimeler de Durur mu?

Öyle çok değil; zaman birdenbire durdu. Kalem, affedersiniz, adeta kabızlığa girdi. Ara sıra yazıyorum, başka başka şeyler dökülüyor kâğıda ama bir türlü demek istediğime varamıyor. Yazdıklarım bende kalıyor; manav kasasında pörsümüş bir domates gibi, ortaya çıkacak hâli yok. Bana bile zevk vermiyor artık. Oysa söylenecek, yazılacak ne çok şey vardı. […]

Kendinden Kopuş: Başka Biri Olma Hali

Hayatın bir yerinde, kendinizden bir anda kopuverdiyseniz, “Olmaz” demeyin—bal gibi olur. Bir başka kişi olma durumu, bir kılık değiştirme, bir kimlik değiştirme hali mümkündür. Ve bu kopuş, bildik bir yerde ya da tanıdık bir durumda gerçekleşmez. Hem kendinize hem de sizi tanıyan, bilen insanlara yabancılaşırsınız. Birdenbire, anlattıklarınız ve bildikleriniz size […]

Evrenin İlk Kıvılcımı: Big Bang ve Kötülüğün Hikâyesi

Yine, yeni, yeniden… Tam öyle olmasa da, “Nereden çıktı bunlar?” diye kafamızın bir köşesinde bağdaş kurup oturan, hiç de “işimiz olmaz” denilemeyecek kavramlar var. Kötülük… Nasıl olmuştur, nereden çıkmıştır? Hep onun kazanması üzerine mi kurulmuştur bu dünya, bu evren? “Hee, öyle denilebilir de…” Bunun için, ta en başına gitmek lazım. […]