Pavurya Çığlıkları

Çok iyi biri olarak bilinirdi. Masanın yanında suda yengeçler vardı. Gülümseyerek akşama dedi. Akşam sofra hazırlanıp bitince Marmara’nın serince rüzgarı o zamanlar deniz kokusu yalnızca oralarda esince hafiften elinde maşa ocakta kaynayan su kenarda suda kendilerinin sonunu sessizce bekleyen yengeçler. Kaynayan suya konurken sessizliği bozan kuzuların sessizliği gibi sessizliği pavurya […]

Feneri Olmayan Kayalıklar

Etrafınıza bakınırken ne var ne yok bakınırken Küütt. Önce bir şaşkınlığınız olur daha önce rast gelmediğiniz olmamışlık olamazlık içinde yok saydığınız temize çekilmişliğinde dile gelmeyen dökülmeyen sıradanlığı bitirilmiş. Yok olur yok oluşu tanımlamak anlamak hep aynı yaralamaycak kadar yumuşaklık ta yazgısı anlaşılmamış eksilen içinden birşeyler güven denilen adı var kendi […]

Düşünce Düşerse Geriye

Yine bir uykusuzluk telaş kırgınlık kızgınlık ne kadar güzellik varsa hepsine körlük durumu. Biraz az bir şey kafa yorunca olması gerekenin ne olduğu konusunda insan aklı bireysel toplumsal bir birliğe gidiyor. Tamamı olmuyor çoğunluğun aklı bir yere götürüyor diğerleri daha gelememiş oluyor varamıyor gelmek de zorlanıyor velhasıl oraya bir hayat […]

Ayrılıkların Kavuşma Ihtimalleri

Bundan sonrası doyulmadan kalkılan masalar. Tam da denilecek yerlerde birden kalkışlar daha karpuz kesecektik tadında gevelenmeler bir daha ki sefere ye bırakmalar yarım kalmışlıkları. Bir kaç dakika saniye daha bir an dahalara pişmanlıklar içine pek katmamaya gayret edilse bile. Yarına bir başka güne bir başka sefere çok varmış da o […]

Ayrılıkların Adı Nasıl Konulursa

Zamanın bir değeri yoktur, parasal bir karşılığı ederi. Bir değeri elbette oluşturulur ettiği kadarı harcananın emeğe tahvil edilebildiği zamanlarda. Kişinin üstüne yapıştırılmış hizmetin üstüne yapıştırılmış haliyle o ayrı. Boşa geçirilmiş olanı da değeri yokturun değersiz olduğu anlamıyla kullanılması gibi bir yere göturmek gitmek için de değil. Belki zamansızlığın değeri olmadığı. […]