Gökyüzüne bakıyorum. Gece. Bulutların arasında ara sıra gözüken bir yıldız. Bulutlar hızlı, çok hızlı akıyor. Yere henüz inmemiş, şiddeti pek yere inmemiş bir rüzgar. Ara sıra gözüken göz kırpan bir yıldız. Beni tanıyanlar bilir. Kafamda bir kaç tahta yokluğu sır değildir onlar için. Onların değişiyle birkaç çivisi çıkmış olanda vardır. […]

O anlattığın hikayeyi biliyorum. Bilmez olur muyum? İçinde ben de vardım. Hani Alice Harikalar diyarında olduğu gibi ‘’Geç kaldım geç kaldım‘’ diyen tavşanı ben de tanıyordum. Ya Rapunzel’e topuz sana daha çok yakışıyor dedim diye hikayenin içine ettiğim söyleniyor inanma. Demiş olabilirim ama şakaydı inanmış olamaz. Ya o çikolata kulübenin […]

Cebinde paran var, olmasa da olur ama var, Gideceğin yere araç var, dolmuş, otobüs bilemedin taksi var. Ve sen yürüyorsun. Karanlık, akşam, akşamın geceye ulaşma vakti, geceye ulaşılmış vakitler. Sen yürüyorsun. Yürümek yalnızlığını, hüznünü veya yaşanmışlığın çoşkusunu yanına alıp, omzuna atıp, cebine koyup sıcaklığını avuçlarında hissederek yürümek. Yürümek paylaşılmayacak duyguları […]

Öyle denir ya tam da hani şu olsaydın, elinden şu gelseydi, şu koltukta otursaydın, şu kadar paran olsaydı. Bende on milyar hücren daha olsaydı. Sen olmasaydın yani başka bir grup hücren daha olsaydı. İçinde sormak istediğim dünyayı değiştirmek aslında. Dünya böyle olmasaydı. Sende bu dünya da böyle biri olmasaydın, sen […]

Hoşcakal

Zordur. Öyle “Hadi eyvallah” diyerek gidebilmek, “güle güle” diyebilmek gidenin arkasından el sallamak gülümseyerek. Kısacası vedalaşmak tam ve sıkıca hakkıyla vedalaşmak. Zordur. Kolayca anlatılır ama yaşaması o an ve içinde hele dönüşü hiç olmayacakmış bir his bile varsa zordur. Gözünün içine bakarsın. En güzel pozun kalsın gözünde gülümsersin. Olmaz, olmadığını […]