Sıkılmış gibi mırıldanarak anlatmaya başladı. Ben koltuğa kaykılmış bir taraftan onu dinliyor bir taraftan televizyonda gözüm maç kaç kaç ona bakmağa çalışıyorum.”Hemen birden kapıyı çalıp gelmez. Önce konuşmalarında aralara sıkışmış boş ver gibi kelimelerin üstünde dünyana gözükmeden sızmaya başlar. Eskiden kabul etmeyeceğin, edemeyeceğin bazı küçük kusurları gözden kaçırmış gibi yaparsın. […]
Hava sıcak baharı çabuk geçip yaza çoktan ulaşmış gibiyiz. Birazdan yağmur başlayacak, güneş kaçmaya çalışırken o sıralar. Bulutlar toplanma çağrısını almış gökyüzünde bir hareketlenme. Birazdan çıkıp bir koşu durağa gideceksin. Seni beklemişcesine sen çıkar çıkmaz hızlanacak yağmur. Hep böyle yapar derdin yine öyle olacak. Yağmur serinlik demek, hava serinleyecek. Sıkılmış […]
Nasıl neden kızdı fark etmedim. Oturmuş koltuğa sohbetin en koyu yerinde ayaklandı. Bağırıp çağırmağa başladı.Gitmek istiyorum demiştim, alıp başımı gitmek. Çoktandır istiyordum, oraya geldi söz söyledim laf arasında. Bu şehri sevmesem diyordum. “Nereden çıktı bu şehri sevmek? Sen bu şehri sevmiyorsun ki” “Neden sevmeyeyim?” Dedim “Yıllardır bu şehirde yaşadım, neredeyse […]
Çok uzun yıllar önce, bir şeker belki bir kurabiye belki de seviyor olmanın o sıcak çocukluğunda yanağına konacak bir öpücüğün güzelliğine ödül gidip kucağına oturmuşsun bir tanıdığın. Sıkıştırılmış bir yanak, bir ıslak öpücük yanı bir soru ne olmak istiyorsun. Yahu ne bileyim ben daha çocuğum, bilsem senin kucağında ne işim […]
Ne oldu? Nereden çıktı bu afra tafra? Nereden çıktı bu gitmeler? Hani durduğun yerde durmuyorsun derler ya sende öylesin. Zaten ortalıklarda yoksun varım dersen külliyen yalan. Hafızamın bir köşesinde oturuyordun izinsiz kirasız. Sessiz sedasız ortalığı karıştırmadan durduğundan sesimi çıkmıyor, orada durmana izin vermesem de durmanı görmemezlikten geliyordum. Ne oldu nereden […]
