Kuruyemiş alır gibi. Huzur alayım biraz, biraz umut, az bir şey mutluluk bolca sağlık varsa biraz da sessizlik. Olmaz ya olsun. Düşlerden bir dükkan öyle say. “Unutmaya gidiyorum salıya.” Ulu orta her zaman yapılan normal bir şey gibi yapılagelen alışılmış bir şey gibi. Unutmaya gidiyormuş. Hatırlamaya dese öyle söylese içinde […]
Savaşın en zorlu anı. Napolyon bile tahta köprüleri yakama kararı vermişti tam kaçarken Moskova seferinin Kasımında soğuğun karşısındakilere müttefik olduğu anlarda. Karar vermek. Köprüleri yakın eksi otuz sıcaklıkta. Karar verirken bu kadar çok şey kaybetmenin bir kararı olmaz büyük ihtimalle. Napolyon değilsiniz o da var. Kararınız hayatınızdan çok şey alıp […]
Gönlünüz razı değil. O yapmaz. O dememiştir. O söylememiştir. O kötü düşünmez. Tek çare dış güçler. Konduramayınca dış güçler. Komşu, arkadaş kim varsa. Öyle olmaz mı? Hayatı hep eşitlikçi mi yaşadınız? Hep tarafsız mı davrandınız? Hayat size öyle davrandı mı ki siz öyle davranasınız? Bir taraf tutacağınız tuttuğunuz olmuştur. Aslında […]
“Yağmuru özledim” dedi. “Daha on gün bile olmadı “ “Özledim ama “ Biliyorum neyi özlediğini. Ozon kokusu o yeni ıslak toprağın kokusu. Damla sesleri yere cama vuran içini susturan. Ölenler, öldürenler, öldürülenler, yüreği duranlar, yüreği zaten yoklar, duyanlar, duymayanlar, susanlar, bağıranlar, yüreği atanlar, atmayanlar, hepsini susturan. “Ne söylüyor bak, ne […]
Gitmeden yok olmadan şimdilerde ölmüştür demeden binlerce yıl önce. Masalsı olsun. Soğuk karlı bir kış günü. Neşenin dibine vurduğu gecelerden birinde. Mahzunlaşıp anlatmıştı ölümünü. O kadar uzaktı ki. Gülerek içine cıvığından şakalar katarak, sulandırarak çarpıtarak hiç gelmeyecekmiş gibi. Yalnızlığını yalnız öleceğini. Korkudan gülünür ya, öyle gülüyordu. Hep korkmuştu yalnızlıktan yalnız […]





