Yüzünü Görmeden
Şarkılar çalıyor, neşeleri bir başka yerlere gidiyordu. Masanın havası güzeldi, bardaklar boşalmış yeterli bir yere gelinmişti. Ya devlet kurtulacak, ya sporda renk tartışması, gol, penaltı, faul başlayacaktı olmadı. Konu sevdaya…
Şarkılar çalıyor, neşeleri bir başka yerlere gidiyordu. Masanın havası güzeldi, bardaklar boşalmış yeterli bir yere gelinmişti. Ya devlet kurtulacak, ya sporda renk tartışması, gol, penaltı, faul başlayacaktı olmadı. Konu sevdaya…
Saçı sakalı birbirin karışmış, biraz zayıflamış, yanakları çökmüş, uykusuz sallanışından belli raftan bir bardak aldı, masanın üstündeki şişeden bardağı yarıya kadar doldurdu, dikti kafasına bir yudumda içti. Masaya oturdu, bardağını…
Havalar sıcak gidiyor. Bunaltıyor, bunalmış yaşıyoruz. Bir de üstüne adı sınav olsun olmasın yaşadığımız sınavlar. Sınav hayatın sıkıştırılmış yaşanması demek. Kerelerce yılın birkaç saate sığdırılması, bir kaç ayın sıkıştırılması sınav…
İçinde bulunduğumuz yaşam koşulları hiç ummadığımız anlarda stres başta olmak üzere dolaylı veya direk olarak ailemize de yansıyor; bu yansıma sonucu aile terapisti ile gidişatın yönünü çizmek ise tamamen bize…
- "Beni konu ediyormuşsun. Biliyorum söylüyorlar konu ettiklerin kendileriyle. Büyük Kanyonu gezerken yükseklik korkumu anlatmışsın, yanında yürüyen Japon Turiste dirsek vurup benim korktuğumu anlatmışsın. Ya Barcelona sokaklarında uzun kirpikli, çilli,…
“Karşı karşıya artık oturamıyoruz biliyorsun. Onlarca yıllık yani yaşamlarımız boyunda neredeyse kedi yavrusu oyunları oynadığımız günlerden bu yana belki, böyle olacağımızı bilmiyorduk. Sırlarımız yoktu, sırrımız vardı o zamanlarda dediğim günlerden…
Zamanı vardır her şeyin. Zaman vardır yaşamak için bile. Bir zamanları vardır bitmiş gitmişlerin. Hüznün de bir zamanı vardır. Ve Eylül'dür hüznün zamanı. Yapraklar dökülse de veya çiçekler açıyor olsa…
İnsanoğlu öyledir. Biz biraz daha öyleyizdir mutlaka. Bir şey biterken seyirci olmaktan seyretmekten zevk alırız. Öyle saklamayız da. Bir kaza sonrası kurtarılanları değil kurtarılamayanların asıl kurtarılamadıklarını seyrederiz sadece seyrederiz. Kocasının…
Şef nasıl da çay söyler gibi kanıksanmış olarak söylemişti. Hem de adamın başucunda rutin vizit kontrolünde. “Çıkışına yarım saat kala destek makinelerini kapatın.” Birden duyunca korkuyla: - Ölür ama... diyecekti.…
Tam son soru sorulduğunda ne oluyordu? Kendisi bilmiyordu. Yılı geçmiş bir zamandan beri yoğun bakımdaydı, bir hastanenin yoğun bakım servisinde. Hastaneye gelirken çıkacakmış gibi gelmişti. Yatmış bir süre sonra kötülemişti.…