22 Kasım 2014
Sohbetlerin, olayların, günlerin, hastane kapılarında, mezarlıklarda, düğün dernek kurulduğunda kader deri, kader inancımızda da vardır. Her olay kaderdir. Düşünce de diğer olan varlığını kabul ettiğimiz her şey gibi kavramların oluşması…
21 Kasım 2014
Bir çalgılı, dümbelekli, zilli, defli, düğün dernek her gün nasılsa öyle boş veri çok kaş çatışı az dert edilecek o kadar şeyin hiç birini kabul etmeyip hepsini kendinin değilmiş gibi…
19 Kasım 2014
Takmışım o kadar yazmışım, söylemişim. 14 yaşında İstanbul’u almışsın, akşam yemekte kuzu çevirme, iç pilav, tarhana çorbası bile yok et suyu çorba. Olacak iş değil. Ergenliğin her türlü trip çeşitlerinden…
18 Kasım 2014
Yoğun trafik yağmurun araya girmesiyle kalabalığını toplamış yollara sayım yapıyor kim ne kadar geç kalacak? Başka bir sorum yok oturabilirsiniz arabanızda. Dışarı çıkmayın ıslatırım bak emri geçerli. İstanbul yaşadı mı…
17 Kasım 2014
Kalabalık masaların konuğudur yalnızlık, paylaşmadığın bardağından yudumlarsın. Arada bir gülümseme kime baktıysan ona torbadan bir tane seçilmemiş. Gözler karşılaşmaz, karşılaşsa da nadiren konuşmazlar, bir şey anlatmazlar dilsiz bir bakış acelesi…
16 Kasım 2014
Kendi kendine soruyor gibi sordu. Cevap beklemiyordu. Devam etti. - “Erdal Öz “Gülünün solduğu akşam“ demişti, Denizlerin hikâyesini anlatıyordu. Romalılar “Onu anan en son adam öldüğünde” demişler. Bir taş yapıtta.…
15 Kasım 2014
Çizgi romanların, özellikle Lucky Luke – Red Kit fasiküllerinin bir yerinde gökyüzünde dönen akbabalar, ardından kumların üstünde bir çizgi bırakarak sürünen ter içinde biri, güneş öyle acımasız yüzü olsa bir…
14 Kasım 2014
Önce bir el çırpış bir sonradan öğrendim gel işareti, emekleme karışımı sürünüş ödülü gülümseme. Bir çağırış bir yol gösteriş bir el tutuşun sonrası. Yollarımı hep gösterdiler sıralar oldum, bir merdiven…
13 Kasım 2014
Durup bir köşede nereye gideceğime bakıyorum. Köfteci kokusu dönünce önüme çıkacak demek ki. Soğuk, sabah, içinde hiçbir şey olmayan ekmek araları canım sıkın kafam bozuk. Aramızda kalsın hiç doğru dürüst…
11 Kasım 2014
Uzun bir filmin sonuna yaklaşmışken ne olacağı konusunda üç aşağı beş yukarı bir fikriniz oluşur. Yönetmen sizin istediğiniz sonu tahmin edip onu yapmamayı yönetmen olmanın göstergesi olarak değerlendirdiğinden, sizinde bunu…