Sevgiyi Şöyle İsimlendir
İlişkilerin tanımlamalarında ilişkinin niteliğine çok yakın şeyler olsa da gözükse de içeriği her zaman tanımla aynı olmaz tanımı tutmaz her zaman demeyelim istisnalar hep vardır hiçbir zaman tutmaz. Başka bir…
İlişkilerin tanımlamalarında ilişkinin niteliğine çok yakın şeyler olsa da gözükse de içeriği her zaman tanımla aynı olmaz tanımı tutmaz her zaman demeyelim istisnalar hep vardır hiçbir zaman tutmaz. Başka bir…
Benim tarifimle seni bulamazlar biliyorsun. Çok seyahat edilmiş üstünden etiketleri sökülmemiş valizler gibisin üstüne üstlük nereden bulduysam senin olmayan başkalarını da ben yapıştırmışım bu yakışır diyerek her gidilen yerde önce…
Yine senin sabahlarından biri Ekim her yer sabah ağaçlara göz koymuş rüzgarı ağaçlar şimdilik yapraklarını veriyor piyon misali sabah daha hamleli şiddette damlalarını da gönderiyor şahit olun diye de camlara.…
İnsanlar herkesle aynı yükseklikte sıcaklıkta aynı yakınlıkta ilişki kurmazlar. Az önce okudum kuramazlarmış zaten beceremezlermiş istemezlermiş rahatsız olurlarmış. Kontrol edilebilir gerçek ilişki güzel sıkı fıkı yüzün biraz üzeri 120 -130…
Kitapları almayı severim. Raf raf hepsini gözden geçirmeyi alıp arkasını okuyup bu neymiş bırakmayı dolaşmayı belki saatlerce kafama birini takmayı yazar tutmayı yazar taraftarı olup bazılarını sevip bazılarını kapalı gözlük…
Bu kadar derin olmasa yarası izini göstermez. Ihlamur ağacını kesip at kestanesi dikmek millet birbirine giriyor kimsenin işine yaramaz bir şey olsun yaramasın cevizi de taşlıyorlar sırf bu yüzden…
Kağıt kalemle yazmayı seviyor olmak güzel bir şey eski alışkanlık. Bir yerlerden bana “Çok uzaklardayım” diyor olmalısın belki kokun sesin gelmiyor. Kelimeler yerli yerine oturuyor ki bir şey bilmeden duymadan…
Çocukluğu vardı avucunda sıkıp ölecek narinlikte serçe gibi korkak ürkek geldiğinde. Yüreğin atardı çıtır çıtır soğan kabuğu sesi gibi sesi. Çocuk olan sen değildin sadece çocuktu herkes çocuk parkıydı ortalık.…
Kim bilir büyük ihtimal nereye kadar? Tam da buraya kadar diyeceğimiz yusufçuk şimdi kanatları değerli akşama hepsi bir ömür buraya kadar bir ateşin bir lambanın bir ışığın çevresinde dolanıp bütün…
Gül den vaz geçip çölün ıssızlığına sarı kum çiçeklerine dönünce artık olmaz masayı kaldırın bir şeye dokunmayacağım ellerim gözlerim burada kalsın yürek gitmeye kalkınca yorgunluğunda bir kamyonun eskilerden bir kamyonun…