Düşünce Düşerse Geriye
Yine bir uykusuzluk telaş kırgınlık kızgınlık ne kadar güzellik varsa hepsine körlük durumu. Biraz az bir şey kafa yorunca olması gerekenin ne olduğu konusunda insan aklı bireysel toplumsal bir birliğe…
Yine bir uykusuzluk telaş kırgınlık kızgınlık ne kadar güzellik varsa hepsine körlük durumu. Biraz az bir şey kafa yorunca olması gerekenin ne olduğu konusunda insan aklı bireysel toplumsal bir birliğe…
Bundan sonrası doyulmadan kalkılan masalar. Tam da denilecek yerlerde birden kalkışlar daha karpuz kesecektik tadında gevelenmeler bir daha ki sefere ye bırakmalar yarım kalmışlıkları. Bir kaç dakika saniye daha bir…
Zamanın bir değeri yoktur, parasal bir karşılığı ederi. Bir değeri elbette oluşturulur ettiği kadarı harcananın emeğe tahvil edilebildiği zamanlarda. Kişinin üstüne yapıştırılmış hizmetin üstüne yapıştırılmış haliyle o ayrı. Boşa geçirilmiş…
Özlenilmiş ne varsa olacaksa şimdilerde daha inceden yerleri ayrılmış bu bu olacak bu da yanına bir anı kahve telvesine bakılıp fallara benzer aynı tıpkı olmasa da şu surat su mimik…
Oturup yanına bir şeyler koyup bir lokma huzur bir serinlik bir durgun bir kıpırtısız sakinlik olur diyorsun bekliyorsun rüzgar dinsin olmadı uçurtmanın istediği kadar hayat da başka şeyler dilemeğe bir…
Herşeyi yeni baştan yeniden her nasılsa kurallarını da değiştirerek . Olmaz öyle şey. Sadece yıkıp bir çukur yapıp içinde ne varsa molozları gözükmeyecekbir yere gömüp sonra yepyeni yeni statik düzenle…
Beynin nasıl çalışması gerektiği aklımızın yettiğince istediğimiz doğrultusunda hesap kitap elverdiğince bir kıvama bir şekile koymuşuzdur. Bir fikrimiz vardır. Normali onun yardımıyla üretip sonra onun o normale yakın çalışması gerektiği…
Oksijene güneşe soluklanmaya ihtiyaç olduğu günler müsülaj sarmış yengeci yosunu balığı denizi başka bir derdi kalmamış sadece soluk alamıyorum çınlaması fısıltıyla duymak cesaret. Sessizliğin bu kadar çok şey anlattığı anlatabildiği…
Elimizde avucumuzda ne var ? Toplasan rahat rahat yaşasan 70 biraz sıkıntılı 80 yıllık bir ömür altını üstünü at çocukluğu ihtiyarlığın zor kısmını fazlası yok azı var elli yıl yaşanacak…
Sevda, aşk, sevgi geleneksel kültürel insanı ilgilendiren insan yapan hani içinden gelerek alınan satılan bir şey olmayan herşeyi bir çuvala koyup bir kuruşa pazarlık bile var satışına satılışına açık eksiltmeye…