
Başarılı bir hayat bile yaşamış olsak… Olmadı tabii; olsak bile bu geldiğimiz zamanın çok gerisinde bir yerlere ancak yerleşiriz. Çoğu kararı öğrenilmiş doğrularımızla biraz da gaddarca biz versek bile, bizim olmadıklarını şimdilerde büyüklerin kafamıza kakmaları benzeri… “O kadar da değil,” demeyin; şimdiki durumlarda ne kadar yumuşak görünse bile daha baskıcı, daha kırıcı, daha güçlü anlatıyor.
Düşünün, bakın etrafınıza; sizin hakkınızda verilecek bir kararı kimler veriyor? Yapay zekayı çok karışır bir durumda görmesem bile çevreniz, yakınlarınız; kedinizin kakasını hangi torbayla çöpe atmanız konusunda sizi nasıl, nereye sürüklüyor? Ne renk olursa ne olur, nasıl fikirleri var? Basit bir yerden bir örnekti; pek size ait gelmedi, olabilir, benzetin başka şeylere… Masanıza koyacağınız örtüye misal.
Biz bize öğretilen doğru bildiklerimize yaslanarak; doğruluğunu test edecek bilgi, belge, dayanaktan yoksun bir dolu doğru, daha da fazlası yanlış karar verip zorla belki de uygulamışlığımız var. Zamanı geçmiş kullanıyorum… Devam eden, artık eski kölelik devrinin benzeri, ruhumuzda var olan, içimize işlemiş… Çocuklarımıza, torunlarımıza aynı benzer uygulamaları yapma; onları bize anlatılan, bize öğretilen seçme, seçilme davranışlarını yönetebilme… Ellerinden almasak bile ellerine usulca bırakma; masanın üstüne “Bak bu da var, bu iyi,” baskıcılığı ruhumuzda var, tutamıyoruz kendimizi. Markette ağlayan çocuk… Sanki biz daha yönetebilir bir akla sahibiz gibi acaba ile başlayan bir öneri sunmak için sokuluyor olabilir bir halde kendimizi yakalıyor olabilir miyiz?
Çevremize bir bakın; çaktırmadan, yüksek sesle bile değil, sessizce sizle sizin aranızda kalacak bir soru: Babasının, büyüklerinin koyduğu adla yaşamayan, yaşayamayan kaç kişi tanıyorsunuz? Korkusundan lakabına bile sığınıp adını değiştirememiş olsa bile, o adla yaşamaktan zevk almayan kaç kişi biliyorsunuz? Kaç kişi? Tahmin, sizle sizin aranızda… Bir düşünün.
Nasıl, bilgisayarları, yapay zekaları katmadan daha… Elinize alın kafanızı; siz siz misiniz, siz siz miydiniz, siz siz olarak kalabildiniz mi, siz siz olarak kalabilecek misiniz? Biliyorum, soru işareti lazım oldukça bol; nereye koyacağımı söyleyecek birini bulsam, elimde kalmasalar.
