
Şimdi yazacaklarım; bu kafanın düşünülmesi en gereksiz, “Ya öyleyse?”si en uzak bir yerde dolaşırken, aynı konuyu fizik dünyası içinde, bu kafadan da daha bir halde hesabı kitabıyla arayıp bulmaya çalıştıkları konular oldukları bir durumdur. Baştan söyleyeyim; öyle katı, sıvı, gaz ilkokul öğretisinden bile uzak kalmışlıklar… Eve giren plazmanın nasıl bir şekil olduğunu anlamaya uğraşmayan birileri için bile bir soru olarak “Nasıl ya?” olarak var olması iyi bir şeydir.
Elektron denilen parçacık sadece bir tane olabilir mi? Aynısından birçok değil, aynı olabilir mi? Her yeri, her şeyi dolaşıp, bütün evreni, bütün alemleri, kainatları dolaşıp parmak ucunda bile trilyonlarca tur atıp tekrar tekrar gelen var mı diye arkasına bakmadan… Açık kapıdan sarkan minibüs muavini edasıyla; “Ben buradayım baktığın her yerde, her yerde, bakmadığın gezegenlerde, kara deliklerde…”
Karıştı biraz kafa, değil mi? Soru diye değil, şaka şaka… Hesaplar kitaplar bazı durumlarda “Bu da olabilir,” çıkartıyorlar. Işık hızı filan hak getire, başka bir hal durumu bu.
Solucan delikleri hesaplarda “Var olabilir, olmalı,” diyenler daha fazlalaşıyor. Buradan girip 10 milyar ışık yılı uzakta bir yerlerden çıkmak… Belki oradan buraya anında, muavin daha arkadan “Vermeyen var mı?” diye soramadan…
Proton kuarklardan oluşuyor; aşağı yukarı, eğrisi büğrüsü, bir dolu çeşiti var. Kuarkların proton içindeki ağırlıkları, protonun sadece yüzde 1 veya 1,5’i kadar. Diğeri nereden geliyor? Ağırlığı başka bir şey yoksa ne yapıyor, proton o kadar ağır oluyor? Diyorlar ki, hesaplar diyorlar ki: Bunlar birbirlerini o kadar çok tutuyorlar ki, o kadar sıkı tutuyorlar ki, bu tutuşlarındaki kuvvet, enerji o ağırlığı yapıyor. Sizin, sadece sizin vücudunuzda trilyonlarcası var; yediğiniz peynir, içtiğiniz su, evrende ne kadar ne varsa hepsinde… Neredeyse kara delik ve karanlık madde içinde, dışında ne var pek bilmiyoruz; onlar da böyle olmalı akıl çıkarmasıyla… O sıkı sıkı sarılmanın ağırlığı, protonun ağırlığı neredeyse…
Deniz mevsimi geldi; bu kilolar, bunlar ne olacak? İşte sorumlusu size! Sıkı sıkı sarılmanın size bedeli neymiş? Rejim filan… Yine de siz bildiğiniz gibi yapın; bu kafayla, bu boşluklarla, bu elektronla solucan deliklerini filan kafanıza takmayın.
