Tarihten Günümüze Suç ve Güç
Acı olduğu kadar dinlenmesi, yazılması zor bir hikayedir. Suç ve suçlu ile çok ilintili olmayan bir yerden bunu anlatmamak yine de Robert François Damiens’e 2 Mart 1757’de neler yapıldığı şimdi…
Güncel, günlük kişisel weblog. Yaşanmışlıklara ve yaşanacaklara dair düşünceler...
Acı olduğu kadar dinlenmesi, yazılması zor bir hikayedir. Suç ve suçlu ile çok ilintili olmayan bir yerden bunu anlatmamak yine de Robert François Damiens’e 2 Mart 1757’de neler yapıldığı şimdi…
Kalemin hep bir sivri tarafı var. Uçuk kaçıklığa pek de yatkındır kendileri, ne de olsa ait olduğu şimdilik benim. Orta halli bir otobanda gelişmiş bir araç, ileri bir zaman diyelim,…
Bir bahar sabahı bende bir korku var, kimsede kalmamış olmalı ki ben kazaklar kabanlar, onlar t shırt şort, neyse bir kaç kişi dışında henüz denize gireni pek yok. Bir taraftan…
Umut olup cebime alıp her düştüğünde umudum, alıp cebimden biraz tırtıklayıp hipo umutsuzluğa girmeyip, biraz daha bol umut dolu masalara elde çatal kaşık, belki biraz ileriye gidip kepçe tarzı bir…
Özlememiş olmayı çok isterdim; söz verildiği gibi olmadı, olmuyor. Birbirimizi özlemeyeceğiz, değil mi? O kadar kolay bir baş sallamasıyla kabullenmeydi; olmadı, olmuyor. Sonra içini kemiren o duygu olarak yerini alıyor.…
Her anın bir değeri, bir bedeli ve bir nedeni vardır. Önceden, çok önceden hazırlanmış; “tam cuk oturdu” denilecek diye planlanan anların ve zamanların çoğu nedense hep biraz kayar. Bir türlü…
Bir bahar sabahına uyanmak… Hem sıcak bir “günaydın” ile hem sıcacık bir güneşle hem de o karatavuk dedikleri, tavukla hiç ilgisi olmayan o taklitçi kuşun güzel sesiyle uyanmak. Hepsi tamam.…
Yağmur yağmasa bile, sabahın güzelliğine rağmen içimde bir çisenti var. Bir pıtır pıtır serinlik… Sanki “Şemsiyeni al yanına, öyle kalk yataktan” diyen bir hal. Mutlu, gülümsemeli bir günaydın bile yetmiyor.…
Dünyadan kaçmak için, gerçeklerden kaçmak için yatılan bir uykuda kabus görmek… Doğrusu bu. “Rüyada kabus görmek zaten olur,” demeyin. Epeydir rüyada görmediğiniz kabuslar, uyanınca komodinin üstünde bir bardak su gibi…
Nasıl oluyor bilmiyorum ama oluyor. Telefonun ucunda birinin artık olmadığını biliyorsun. Yüreğine oturuyor. Gidişine elveda bile dememiş olduğun geliyor aklına. Sanki zamanın çok eskilerinde bir yerde gitmiş. Ne zaman, nasıl……