Kalemle Aynı Yöne Bakamamak

kalemle-ayni-yone-bakamamak

Yazı yazmak, bildiğiniz gibi kolay değil; hele kaleminizle aynı yönlere bakmıyorsanız, bakışınızda kaleminize göre bir şaşılık varsa zor… Kullanmak istemeseniz de kalemi zor kullanarak bir yerlere götürmeye çalışıyorsanız zor, işiniz çok zor; hele kaleme karşıysanız.

Birey olarak kendinizi kollayıp korursunuz dış etkilerden; siz siz kalmaya çalışırsınız, var olmaya gayret edersiniz. Kalıplarınız vardır, kuralları vardır kalıplarınızın; imar planları vardır yapınızın, kafanızın… Bir mimar hoşgörüsüyle dinlersiniz eleştirileri; yatmaz kafanıza, bilirsiniz yatmayacağını. Savunamazsınız neden yatmadığını, yine de yatmaz, yatmaz olur… Oldurursunuz yatmazlığa. O zaman sizden bağımsız olmasa da kalem “Dur,” der, kavga edersiniz; yazmaz siz ne derseniz, evirir çevirir size direnir. Çok “Ben yazalım,” demişliği vardır şimdilerde; sizin keşkelerinize sığınmışlığı… Tamam, “Kusura bakma”ları duymazdan gelse de bir dik duruşla sizi affetmişliği…

Masaya vurmak, masadan kalkmak kolay değildir. Hesabı kitabı vardır, yapılması lazım gelir; hesabı yapacak olanların öğrendiklerin, bildiklerin, akıl dediklerin… Yanlışlarınla kurduğun yapılar, doğru bildiğin yanlışlar hesabı yaparlar. Sen kalemle, elinde tek kurşunlu toplu, topu çevrilmiş, sıra sende, oynarsın; bas tetiğe, ne var? Aklın ona da evet demiyor; nikah masasından kaçar gibi “Bir daha bakayım,” kaytarmalarında kalırsın.

Yahu hep aynı yerde, aynı yerden savurmalar… Nasıl hınçlanmışsam, nasıl sinsi sinsi yaklaşan bir koku aldıysam; yürek kabarmış, kalem filan dinlenmez olmuş, hadi bakalım!

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir