Unutkanlık Geldi

Demir bir kafes, zincirler. Ruhun ele geçirilişi. Ne kadar küfür edildiğini? Hak edilmeden edilen, eden.

Al topunu git oynamıyoruz seninle. Top olduğunda top sahibi öyle kovulamaz. Kuralı yok top kiminse o oynar. Oyun için top lazım.

O kadar tutsak düş onca şakırtıyla. Zincirli gecelerde zincirli düş onca şakırtıyla ortada dolaşan. Oyun kuralsız.

yalnızlık

Genellikle yalnızlık, hep yalnızlık. Ara sıra az yalnızlık unutmayı öğrenmek.

Neyi?

Adamın başını şefkatle okşuyor. “Tamam, onu görürsem Sebastian seni arıyor diyeceğim”. Dediği günün gecesinde mum ışığında kocasıyla dans ederken “Bugün burada bu şekilde ölmek istiyorum” bir baş eğmesi cevap. Bunları duymadıysanız, kaçırdıysanız. Neyi nasıl nerede kaçırdığınızı söylemeyeceğim. Belki bir gün rastlarsınız. Ne işin zevki kaçsın ne de bu cümlelerin söylendiği anın çok farklı olduğunun hazzı damağınızda tepe noktasının altında kalsın. Hataları affeden yegane şey unutkanlık geldi. Kapı açık gir içeri. Biz aşıktık sırılsıklam, ağlıyordu gökyüzü. Unutkanlık geldi kapı açık.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir