Nasılsın?

Nasılsın öyle mi? O sorunun ne sorduğunu sende sorarken bilmiyor olmalısın. O masa çizgisine, kahve fincanının ardına sakladığın gözlerinin içinde ne olduğunu çözmeye çalışıyorum. O sorunun cevabını düşünüyorum. Neredeyse kırk yılın hesabını dökmem lazım sana, ama katlayıp bir garson hesabı gibi kağıdı üzerine sadece ’’bildiğin gibi‘’ yazarım. Sende ne verirsen ardından üstü kalsın der gidersin. Ha ufak bir döküm istersen masanın üzerinde kalanlara bir bakalım dersen. Ne şarkılar dinledim çok içinde hiç birisinin içinde adın geçmiyordu.

‘’Mary Ann‘’ dinlenmesi ile olmasa da dinleme şekliyle seni başkalarına hatırlatıyordu. ‘’I love to Love‘’ senin unuttuğun bir şarkıydı. Ne güzel müzikler, yağmurlar, Botanik te bile yaşanan bir dolu karlar, kaldırımlar onlar değiştirdi ben yürüdüm, sokaklar kaçıncı asfaltlandılar ben yine geçtim, sinemalar içlerinde ‘’Love Story’’ si olan olmayan bir dolu filmle, rüyalar, koşmalar, bir dolu seyahat içinde hiç senin gitmediğin binlerce yer olan, otogarlar, garlar, tren vagonlarının buğulanmış camlarının dışında sana benzeyen yürüyenler, bavullar içinde sana ait, seni hatırlatan bir şey olmasa da, sokak lambaları, bekleyişler senin durağında değil, yalnızlıklar, sarhoşluğa götüren, gidemediğim, gittiğim içkiler, mektuplar senin yazmadığın senden gelmeyen, sana yazılmış, sana yazılmamış şiirler, kazaklar lacivert, kırmızı, desenli, beyaz, siyah, mezarlar, balıklar akvaryumda, denizde, tabağımda, ağaçlar, çiçekli, kurumuş, yaprakları filizlenen, dökülen yaprakları, heykeller, giyinik, soyunuk, soyut, somut, denizler senin ayağını soktuğun, sokmadığın, girilen, girilemeyecek soğuk, kıyısında içilen gece yarıları içine düşülen, gökyüzü burçlarını karıştırdığım, karıştırmadan gösterebildiğim yıldızları olan, kuyruklu yıldızı olan,dürbünle baktığım, fotoğraflar boynuz yapılmış kafalara, dil çıkarılmış, yerlere uzanılmış, kollara girilmiş, gözlere bakılmış, gece yarılarına kadar çalışılmış dersler, yasal, yasadışı işler, çizilmiş resimler, karalanmış karikatürler, özlenmiş , unutulmuş, aranmış sevgililer,dost, arkadaş, akrabalar sağ ölü, görmüyorum, o kimdi, seni görse mutlu olur, dün telefonlaştık, face’de arasıra tıklaşıyoruz.

Sen nasılsın?

2 Yorum
  1. Nejat Akin says:

    Ikinci paragrafin ucuncu cumlesini bir solukta okudum. Bigisayara ne var ne yok diye sormanin yanitini buldum. Yasami kolaylastirmak icin ozetle “nasilsin” deniyor karsidan ne gelirse eyvallah demek icin. Bunu esirgeyenler olmasin sakin.

  2. Hayat Masalı says:

    Öyle olmaz mı? Soru sorulduğu şekliyle değil de cevabının sorusudur. Ne sorarsanız sorun yanıtın istediğiniz yanıt olmasını beklersiniz. teşekkürler.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir