Dünyanın Yalpalaması ve Bir Delilik Hali

dunyanin-yalpalamasi-ve-bir-delilik-haliHepimizin fark ettiği gibi dünyanın artık bir farklı döndüğü… Çoğu zaman şiddetli, bazı anlar sadece hafiften yine bir sallantı dediğimiz (bizim buralarda depreme “hareket” derler) “Hissettiniz mi bir hareket?” denilen bir yalpalaması var. Hepimiz hemfikiriz. Bazıları “Ben yaptım,” “Koltuğa, kanepeye ben dizimi vurdum, yok bir şey,” tesellisi yapıp boşvere getirseler de belli bir… Hadi hepimiz kapı altlarına, pencereden atlamalara “Aman ha yapmayın,” deseler de; “La altında kalınca zor çıkıyoruz, bekle bekle… Onun yerine kol bacak kırılır, kafayı denk getirmezsek pek bir şey olmaz,” hazırlığı, telaşı cebimizde; “Burada duruversin el altında,” halindeyiz.

Ay tam dolunay… “Gece buradan size bir bakayım, sizi bir seyredeyim. Geçenlerde sizden gelenler uğramadan kapıdan gittiler; deyin bakayım ne zaman geleceğinizi, eli boş göndermeyeyim, üç beş taş torpak hazırlayıvereyim,” sorgusunda.

Farkındasınız; kafa epeydir tıpkı dünyanın hali gibi gidip geliyor. Bir deliliğe yatkınlık, olmadı “Bir uçup kaçıp bir şeylere denk getirebilir miyim?” kurnazlığı… Bir yorgunluk herhalde; bahar gelip gidiyor, “kazma kürek yakma” durumu da var, hazırlık.

Neşe desen, işte o geldi yerine. Dünya umurumda değil; özlemişliğin acılığını kavuşma hani dudak tadında olur, üstüne yalanırsın; tam da o durum bendeki. Rüzgar, yağmur, gece ayın dalga geçmesi… Yolda, tam solda; “Hadi iyisin,” sırıtması. Keyif dediğin tam da bu; dünya umurunda olmayıveriyor. Bütün her türlü habere kapıları kapat. Sessizlik bozanı kedi köpek olsun; onlara da “Arkadaşlar bir susun, bir beş dakika,” denilince sabaha kadar sessizliği alıp gelmeler.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir