Mutluluk Felsefesi

Mutluluğu istemenin, mutluluğun hep bir boğazımızda kalma ihtimali vardır. Çoktur da diyebiliriz.

Nereden duydum belki de okudum doğru yanlış nasıl neye dayanarak böyle bir çıkarım yapmışlardı onu da bilmiyorum. Kopenhag merkezli daireler çizin, gittikçe büyüyen daireler. Merkezden ne kadar uzaktaysan o kadar çok mutsuz hissediyorsun.

mutluluk

Bir tv programı olabilir. Belki bir araştırma haberi.

Avrupa için belki eski dünya, Yeni Zelanda, Avustralya en mutsuz insanlar olamaz diye düşünmüştüm.

Şimdi atlayıp Kopenhag’a gitmek var.

Hayır öyle değil. Yaşamak oraya yakın doğmak, oranın insanı olmak.

Geceyi daha uzun yaşama belki.

O öyle değildir. Mutlu hissetmek hani hormonlarında bir gece yarısı, şimdi olduğu gibi belki. Kalkıp mutluluğu anlatan bir şeyler yazmak, yazmayı bile düşünmemek, sorgulamamak belki gerek duymamak belki de öğrenilecek bir şeydir mutlu olmak, olmayı istemek, istediğine kavuştuğunu hissetmek.

Belki aza kanaat etmektir, her şey tam mükemmel olmadan yüzdelerden altmışı kabul etmek, yetmişe daha mutlu, yüzde doksan dokuza mutsuzluk belki de en dış daire ülkem akın gibi yüzde altmış, nerede yakın taa yüzde doksan dokuz olmasa da seksen.

Mutluluk belki de az istemektir. Mutsuzluk çok istemek çoğu olmayınca mutsuz olmaktır.

Bir beceriksiz ressam işin kolayına kaçan.

İstemek!

İstemek belki yanlış olan istemenin şeklindedir. Nereden istediğinde, gayretinde belki isteğinin belki tembelliğinde isteyip eli bile uzatmama da. Bir köşesinde şans, talih, kader kısmet, bu işin içinde.

Mutluluk felsefesini çok yaparız daha, bir felsefe olabilir. İyi vakit geçirmedir belki, bu yazıdan biraz uzak durmak belki. Bir insanın hep gitmek istediği çalışıp gidemediği, belki başka bir düşünce dünyaya geldiğimizde cebimizde tamamı gün geçtikçe azalan biten sonunda.

2 Yorum
  1. gulin dunyasi says:

    Mutluluk belkide isteyipte ulasamadigimiz hedeflerdir… ulasamadiklarimizdir.. bilemedim simdi :) elinize saglik

  2. kucuk prens says:

    Kurabiye tarifi değil mutlaka ama içine katılacak malzemelerde bile anlaşamıyoruz daha. Çok sağ olun.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir