İçine Yağmur Kaçmış

“Yaz geliyordu öyle demişlerdi. Bir şeyini unutmuş olmalı, belki bir şeye kızdı yarı yoldan dönmüş olmalı kış gidiyordu o kadar ısrar dayanamamış kaldı. Baksana havaya”.

Soğuk yine de su kıyısı, ısınacak sohbet o kadar esiyor keskin bıçak gibi dokunduğu yeri alıp gidiyor.

yaz

Vakitler çoktan bitmiş onun için sabah. Uyku kavgası kalmamış ondan. Bir saklı gizlilikte yaşanmış sonra kelime bulunamamış anlatacak kalmış öyle el sürülmeden dokunmadan. Sadece yıllar çizmiş bir rüzgar kumu inceliğinde, yokla parmak ucuyla.

Bir rüya bir Vedat Sakman şarkısı eşliğinde uzanılmış halılar aydınlığı rehin bir yerlerde kalmış gün, bir kalkılsa sallanılacak sarhoşluk “Beni unutmazsın değil mi?”. Sen kimdin? Sen sende kaldın mı? Sen ben de ne kaldın? “Olsun beni unutmazsın değil mi?” Olsun unuttum.

İçine yağmur kaçmış kar günü ıslatıyor. Ara sıra içine kar kaçmış yağmur. Gözyaşı gibi. Sevinilmiş üzüntülerle üzülünmüş sevinçlerle hani yanı başında geçerken uğramışlı gözyaşı.

Gel hoş geldin.

“Beni unutmazsın değil mi?” Olmadı gitmedi başımdan kapı önüne de konmuyor ölür. Kalsın bir köşede durur sesini çıkarmaz biz ne yersek ona da hali bu hatırlamışlık.

Bak gel kelimelerle oynuyorum sende birkaç kelime yumuşakça tut ve yoğur sıkmadan kulak memesi kıvamına kadar, içine az bir şey acı nasıl istersen o koksun gülen adamlar yap acısı belli olmayan.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir