Yaşam

Ölülerin Dirilmesi

İnsanın hayatı olacak şeylerden çok olmayacak şeylerin olmasından geliyormuş gibi. Öyle olmayacak şey arka arkaya sıralanıp geliyor ki. Başkalarına sorulmuyor hiç olmayacak şeylerin olmasına öyle alışılmış ki öyle kanıksanmış ki şaşırmanız bile yadırganır olmuş. Bir tek istisnası var gibi o da şimdilik. Ölülerin dirilmesi. Televizyon dizilerinde filan ona da alıştırılmış […]

Sessizliğin Koynuna Bir Çılgın Düş

Gece hep bir sessizliğin koynuna girercesine bir sokulurcasına ışıklardan kaçarcasına soluğun sesini dinlercesine kıpırtısız aslan ilerleyişinde parmak ucuna basarak gelir. Hep öyle gelir denilince istisnası az olduğundan hep. Yalnızlıkla beraber geldiğinde tutamadığında yalnızlığın fazla kaçırmışlığını dizginleyemediğinde yalnızlığın çıldırmışlığını katıldığında istemeden kerhen de olsa şarkısına biraz yaygın biraz nefessiz biraz küsülmüşünden […]

Hayatın Gidiş Yönü

Hayatın gidiş yönü. Gün gelir gün olur değişir mi? Değişir oldu. Hayat bir renkler karışımıdır. Bir rengi vardır. Bir renge çalar hep sizin hayatınızın bir rengi bir alacalığı bulacalığı bir sisi bir ışıltısı vardır, olmalı. Hayatta dilekler değişir mi? Değişir değişmez gibi olur değişir. Değişiyormuş. Karamsar olarak biliniriz karamsar bir […]

Çok Eskiden Yazmışım

Çok eski çok çok eski. Bildiğin gibi görebildiğin gibi hayat kısaldıkça kısalıyor. Gittikçe biraz daha yaz yağmurlarına benziyor. Ve ıslak toprak kokusu bile uzun sevdalara kısa kalıyor. Sevgi dediğin uçup giden bir kelebek olsaydı senin dediğin olurdu. Dosttuk, başka bir şeydik adı konulamamış. Mühim olan sessiz iki destandık. Sen olmasan […]

Akıl Gelir Gider

Kafa karışıyordu. Yakınken akıl elini kolunu sallayıp ben geliyorum diyerek alıp başını çekip gidiyor gidene uzaklaşana kadar, geri dönmüyordu. Kafa karışıyordu o zamanda. Her şey yarım kalıyordu yarım oluyordu yakınken. Uzaklarda hasret vardı hasret olsa da biraz akıl biraz her şey biraz daha fazla oluveriyordu. Gençlik desen değil, çocukluk içinde […]