19 Aralık olunca haber bültenlerinin bir yerlerinde araya sıkıştırılmış lafın neresi denk gelecek çok güzel ayarlanmış bir zamanda lafın gelişi söylenip geçilen bir hayata dönüş adı takılmış dişlerine vücutlara takmış ölümü nakış gibi işleyen bir olay anlatılır gibi yapılır geçer gider. Acısı bir dolu insanın kabuklanamayan yarası olarak kalmış bir […]
Yaşam
Alıp satmanın kuralları vardır. Yazılıdır, kanundur, yönetmeliktir, değildir, kağıtla, parayla, değiş tokuş, sözle, karşılığı olmadan pazarlıklı pazarlıksız kirli, temiz düzenli, düzensiz düzenbazca burada adı şekli geçmeyen, göz kırpmasıyla, dil dökerek, dil kıvırarak dil her neyse, dilli, dilsiz, geleneksel, klasik, modern. Bu alış verişler sadece market, mağaza, bakkal, daha büyüğü […]
– “Dokunsalar ağlayacak halde doluyum, boğazım düğüm, yutkunamayacak nefes geçmeyecek durum bilirsiniz. Soğuk yanıyorum, sıcak donuyorum. Uyum, yatışma sıkıntıları çekiyorum hayatla. Bütün cephelerim savaşta, Lili Marlen sessizliğine ihtiyacı var. Bir soluk savaşın seslerini yok eden sessizlik hem de kedi sürünüş bile gürültülü öyle bir sükut. Yüreğimi bile durdurabilmek, sus be […]
“ Ne çok yağmur yağıyor, bu havada gidemezsin öyleyse kal”. Şairin ayrılığa bir engel bulmasıdır. Oysa bir kırık camın ardından Sibirya’nın soğuğuna giden kızağı gözleyen başka bir ayrılık vardır. Engelleri küçültmüş un ufak ediverir. Bir tren çığlığı, bir otogar kalabalığı, bir el sallayış, kapı önü, balkon, son sevgi sözcükleri, bir […]
Bir siyah beyazın arkasında kalmış yaşanmışlıklar. Noktası büyük biraz daha büyütse olup kalacak gözden kayıverecek, hiç benzemeze dönüşecek dokunmalar. Özlenilse kan kırmızı olacak ortalık, değil. Pembeye bir kaçış az bir şey fark edilmesi zor bile. Sakin kumsalında bir tayfun, kumların kurşun olduğu anlar, kirpik aralarına saklanmış ıslak ateşler. Hızı onlarca […]





