Sabahı avuçladım aldım, kopardım dalından daha olmamış, ham kuşları uçmayan, ışıkları olmayan bir sabah. Bu sabahlardan elimde çok var. Isırılmamış, tadılmamış durup çürüyorlar bir yerlerde. Işık yok, gözler açılmamış, kahve içilmemiş sade şekersiz sütsüz koyu kupa dolusu, konuşmayı öğrenmemiş daha bu günlük. Havadan sudan konuşmuşluk. Kar yağacak gibi ıslak bir […]
Yaşam
“Yalnızlık benim için değil” derdi, Yakıştıramazdı uzak olmayı kimselerden kendini, ömrünün her hangi bir yerinde uzakların çok yakın olmasına alıştığı yaşadığı hiç olmamıştı. Biliyordu yalnızlığı ağırlığını, acıtıcılığını. Kötü niyetle dolu kalbi olanların, kötü gözlü, kötü bakışlı kaşları çatık, çirkin suratsız kalp taşıyanların, nasıl hesapçı küçük kırıntılı ölçüle biçile sinsi zımpara […]
“Bir kocaman öykünün köşesine sığınmış biraz korku, biraz yılmışlık taşıyan bir bakış, omuzlarda düşüklük, bir bilinmezliğin yükü var. Kalabalık, sıcak bir öykü. Bir uzatılmış el alıp getirmiş öykünün içine sıcak dokunması kolay, tutulması istenen. Patikada yürüyordu, yemyeşil göz alabildiği kadar yeşil, uzaktaki dağların tepelerinde kar şapkası, durdu. Gözleri gözükmeyen insanlardan […]
“Lütfen benim olanı terk et, benim olandan git, benden git, bana dokunma artık, bana ilişme” ayrılığın masum son istekleridir. Sahnede ışıkların altında bir replik arası bakışla bir yağmur hem de şiddetli gökdelenlerin dibinde bir taraftan taksi kollarken, gözüyle belki, bir çığlıkla, bir fısıltıyla, bir bağırtı başka bir kelime yakışmıyor. Bağırtı […]
Benzeri bulmak, kendini ilişkiyi eşini dostunu arkadaşını çek etmek. Tüketim toplumunun karakteristik davranışı. Tüketim toplumu olduk. Tüketicilik güzeldir. Alırsın, yenisini alırsın, yarısında yenilmiş bir elma gibi eline yakışmaz yenisini alırsın, yarısında atar yenisini alırsın, bozulur gibi olur, bir kere istediğini yapmaz gibi olur, bir an durur gibi yapar yenisini alırsın, […]





