
Takyonlar ve ben, biz. Öncelikle fizikçi olmadığımdan fiziği, felsefeci olmadığımdan felsefeyi; felsefe ve fizik konuşmayı, konuştuğumu zannetmeyi çok severim, yoğun olarak da yaparım. Takyonlar, ışık hızından daha hızlı parçacıklar varsa onlara verilen genel ad.
Evren bir teoriye göre (çok da kabul görür bu teori) Big Bang’le bir anda oluşmuş, hala genişleyen… Bu da bir teori yapısı olan bir oluşum. Bunun tekrarı veya daha kardeşleri, yakın akrabaları var mı? Onlar da teori olabilirlikleri matematik çıkmazlarında var; matematikteki bazı çıkmazları (çıkmaz diyorum, ortaya çıkan durumları) bunlara yoranlar var.
Buraya kadar tamam; ben de hepsine katılıyorum, hiçbirine katılmıyorum.
Big Bang olduğunda; bir anda, nokta bile olmayan bir durumdan anında milyarlarca alana yayılan (bir birim kullanamıyorum) ışık hızını milyarlarca geçen bir hızla yayılan bir varlıklar düzeneği. Başka bir ad bulamadım. Hemen anında Higgs parçacığı oluşuyor ve bunlar bütün parçacıklara yapışıyorlar. Burada Higgs’e yakalanmayanlar ne yapıyor?
Aklım burada devreye; aynı hızla devam eden bir veya birkaç parçacık grubu ve bunlar nerede, nereye gitti? Evren Big Bang’le oluştuysa ve varsa, bu hızla devam eden parçacıklar da vardır. Bunlar takyonlardır.
Takyonlar, ışıktan hızlı gittikleri için yanımızdan bizi durma noktasına getiren bir hızla geçerler; fark edemeyiz. Bazıları sona, sonsuza, evrenin sonuna gidip geri dönüyor olabilirler; karşılaşırız. “Big Bang’e gidiyorum,” diyecekleri bile bir an değil, zamansız bir an; karşılaşırız. Onlar yoluna, biz yolumuza. Takyonlar aklımca tam da buraya oturuyor. Matematik omuza dokunup “Hissettin mi?” diye bazen soruyor.
Felsefe için başka bir argüman var; benim kafama yatanı… Big Bang oluştuğunda her maddeye hesapsız kitapsız lastik tomarları bağlanmış; Big Bang sakız gibi uzayan lastiklerden her şeye bağlı. Daha doğrusu her şey o nokta bile olamayan duruma bağlı bir düzenek.
Kütleler, madde, antimadde, evren, yıldızlar, galaksiler, proton, nötron, elektron, kuark her ne varsa hepsi; hatta ruh, beden dışı olaylar, algılar, fikirler… Hepsi lastik gibi görünmez bir bağ yumağı.
Zaman, bu uzantıların yutucusu, tüketicisi. An geçince, yaşanıp bitince, her ne durum olursa olsun; lastik benzeri yapıdan o zamanla ilgili ne varsa Big Bang yapısına geri… Hem de öyle ışık hızı filan değil; haydi hop, bir sihir yok olmasıyla gidiyor. Zamanın geri gitmemesi tam da bundan; artık yok o lastik ucu diyelim, o yumak, o yapı.
Kafa yanık söylüyorum; geceyi iyi kullanın, heba etmeyin.
