Sahnede ki kadının niye çığlık çığlığa bağırdığını bilmiyordu. Çoktan başka yerlere gitmiş bu çığlık çığlığalığı duymuyor bile olabilirdi. Gülümsüyordu, bakıyordu gözleri baktığı yerde kalıyor gülümsüyordu. Bir yerlerinde hayatın, hayatının eskice günlerinden birinde her neyse bir şeyler olmuş gülümsemiş öyle kalmıştı. Masada bir pazarlık vardı, konuşulmayan, sessiz, yumrukların masaya vurulmadığı, verlerin […]
Gelmez diye düşünürüz. Başımıza gelmez, bize uğramaz. Gelir kapıyı çalar, çalmaz kapıyı kırar, açık bulur girer sessiz, ya da gümbür gümbür gelir. Biz yine de gelmez, uğramaz, deriz. Gelir ve bulur. Karşımıza oturur gözümüze bakar, anlarız gelirmiş, gelmiş. Adını koyarız ölürmüş, ölmüş. Sonra kabul ederiz ölürmüş, ölüyormuş, öldü. Bir boyun […]
Banka oturup etrafına bakındığında gördü. Bomboş bir tuval arkasında bir ressam elinde fırçaları başlamış olduğu bir şey yok eli çenesinde. Merak bu ya ne çizecek diye merak ederek beklemeye başladı. Ressamda onu görünce beklemeyi sürdürürken meraklı seyircisiyle ilgilenmeye başladı, önce selam verdi başıyla sonra geldi yanına oturdu. O zaman bir […]
“Bahçemde gülümü kırmışlar, o kadar üzüldüm ki “ daha günaydın demedi suratıma bakmadı bile şikayet edeceği adam da ben değilim büyük bir ihtimalle kedi köpek gibi bir yaratık olayın faili. Zaten bahçe onlar için yol geçen hanı gibi. Bir de çatıya yuva yapan şu saksağan beni bile kovalamıştı bir iki […]
Sabah, ısınmamış saatler, ıslanmamış saatlerde olabilir gün nasıl biter bilinmez. Bir romanın yaprakları arasına dolaşmışım çıkamıyorum. Yeni yazılmış, bir yerinde Birinci Dünya Savaşını anlatan. Avusturya Macaristan Veliahtı Arşidük Prens Ferdinand’ın Saraybosna’ da öldürülüşü anlatılıyor, bir belgesel bir televizyon da izlemiştim ve yüzüncü yılı birkaç gün öncesi. Tarihi yanlış bilmiyorsam Sırpların […]





