Başka Adı Var!
Bir tomar günler arasından hazin hüzün bir kenara bırak özlemişliği başka köşeye elde kalan kasvet bir ilerisi üşünüyor titreniyor. İç daha çok. Sırf o yüzden dünyanın dönmüyor olması bile kimsenin…
Güncel, günlük kişisel weblog. Yaşanmışlıklara ve yaşanacaklara dair düşünceler...
Bir tomar günler arasından hazin hüzün bir kenara bırak özlemişliği başka köşeye elde kalan kasvet bir ilerisi üşünüyor titreniyor. İç daha çok. Sırf o yüzden dünyanın dönmüyor olması bile kimsenin…
Adı bizde kalsın bizimdir, sizindir, vardır, yoktur, olmalıdır, hepsi bu kelimenin anlamını tanımını başkalarına bırakıp sana bana ne dediğini. Ayten Alpman'ın Yaz yağmuru şarkısı örnek mülkiyetinin ilk dinlendiği andan bu…
Olacakları önceden bilme konusunda bir yeteneğiniz vardır. Farkında değilsinizdir. Farkında olduğunuz duruma bile tesadüf, tecrübe hic bir isim takıp geçiştirmektesiniz. Tahmin etmiştim. İçime doğmuştu belliydi öyle olacağı gün gibi aşikardı…
Düşünün düşünmeyin durun ne de olsa biraz birazdan da fazla tehlikesi olan bir durum. Gözünüzü kapatın hiç olmasa görmedim dersiniz. Dünya ya bir şeyler oldu varsayın siz biz hepimiz canlıların…
Epeydir bir şeyler oluyor bir sessizlik bir duymamazlık görmemezlik farkında olunuyor o kadar da değil . Sorunca bir şeyler patlayacakmış sobayı karıştırırsın ya onun gibi. Sabah kahvaltılarının konusu milyarlarca kilometreden…
Hayat bildiğinizden daha yakındır iç içedir. Karar olarak saymadığınız içinde olmadığınız dahlinizin olmadığını düşündüğünüz durumlara bile girip çıktığınız değiştirdiğiniz rengini kokusunu etkilediğinizi fark edersiniz. O kadar gerçek bir dünya da…
Hayat hep öyle yolunda gitmez, bilinir bilmeyen yoktur. Rüzgar yağmur fırtına sandalye uçtu kel açıldı nefes alamaz halde deniz fırsatını bulmuş ele geçirmiş sahili girişmiş seni de gözüne kestirmiş bütün…
Bu türü hep yaşarsın hiç bilemezsin yaşadığını. Bahçede ki son domatesin nasıl yalnız olduğunu tıpkı senin gibi acı çok acı biberinde domatesle paylaşmadığı bir yalnızlığı olduğunu aynı tabakta son anda…
İnsan ne kadar değerli ne kadar değersiz bir varlıktır. Bir lezzettir bir yenmez yutulmaz bir zehir çirkin tükürülmesi bile temizlenmeyen bir iğrenç tat bir güzellik bir botokslanmış yamru yumru gelişi…
Sadece kıskançlık filitresiyle bakan mercekler cılız bir deniz dalgası yüreğe dokundu mu yoksunluğu bitecek umudu ekmeğin arasına koyup olmadı sallanışları salıncak niyetine ters laleler, akşam sefaları, boru çiçekleri canları istediğinde…