Elinde Sineklikle Bataklık Savunmak

sineklik

Aklınıza bir şeyler takılır; saçınıza takılan, rüzgarda uçan bir dal parçası gibi… Saçınızda vardır; ne olduğunu, nereden geldiğini, zararlı mı zararsız mı bir korkuyla, el yordamıyla, bir silkinişle bulursunuz. Kolay olmaz kurtulması, kurtarırsınız kendinizi; belki biraz silkiniş yaparsınız. Aklınıza takılan sorular da öyledir; benimkiler saç olmadığından pek durmuyor, kolay kurtulunuyor olmalı. Mafya türü yapılar neden olur, neden varlar? Kafaya takılınca biraz uğraşıp, “Kurtulmak ne imiş?” bakmak lazım. Hiçbir organizasyon sadece “Var olalım, ünümüzü artıralım, ünlü olalım, namımız yürüsün,” esasıyla olmaz; kurgusu yanlış olur. İhtiyaç, her zaman en yüksek oluşturma, var etme kuvvetidir. Alıcısı olmayan, oluşmayan hiçbir şey pazara çıkmaz, tezgahta yerini almaz; kural bu. Sineklerin var olmasının en büyük sebebi pisliğin, çürümüşlüğün var olmasıdır. Yüzlerce, binlerce, milyonlarca larva onlar için var olur; onlar var oldukça yaşar, çoğalır. Sineğe benzetmem kötü olmaları anlamına gelmez. Nasıl çöp toplayanların kötü bir iş yaptıklarını, işlerinin pislik toplamak olmasının onların pis oldukları anlamına gelmediği gibi… Bizden biraz daha temiz, bizden biraz daha hijyen olmaları gibi bir yere götürür bizi.

İnsanoğlunun hayatta en çok kullandığı kötülük; belki de olması gerekenleri, içinde kendine dair bir çıkar olmadığında zamana bırakması. “Biraz koksun, biraz çürüsün…” Hani daha iyi akbaba lezzeti zamanda bulur ya onun gibi… “Belki biraz daha bir şeyler koparabilirim.” Yok, tam da öyle düşünülerek yapılan bir şey olduğu değil; içgüdüsel. “Bana ne yahu, kimin işine yarayacaksa o bana ulaşır nasılsa…” Masaüstü biriktirilmiş dosyalar benzeri, kahve molası, iş yapmaktan daha dahasının bir adı yok. Aynı duygular, tıkanmış kanallar… Önündeki çöpü bir zahmet… Hani çöp olmasa daha iyi de var işte, gelmiş tıkamış… Bir el atma, temizleme… “Mesaim bitti, yarına kalsın,” demeden az önce…

Yani yapılması gerekeni yapılması gerektiği şekilde yapmamanın bir bedeli; korunması gerekenin gerektiği şekilde korunmaması, eğitilip yaşama tam hazırlanması gerekenin eğitilmediği, paranın düzgün dağıtılması gerektiği ortamlarda bir yerlerin tıkandığı ortamlarda… Bazı organların bazı kötü amaçlarla kullanılabilirliğe bırakıldığı ortamlarda sinek benzeri, ne işe yaradığı konusu da pek bilinmediğinden ortam bir dolu larva üretip bir dolu yapı oluşturuyor. Sonra onlar kemikleşip insanı rahatsız etme işine daha çok dalıyorlar.

Eline sineklik alıp açık havada neden kurtulmaya bir gayret? “Ortamı bataklıkları o da lazım,” kafasıyla, “Bana ne,” kafasıyla takılıyor. Akla, saça olmasa bile takılıyor işte.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir