Geride Acı Bırakma Korkusu ve Tavşan Uykusu Hayatlar

korkular

Korkuları çok olan biri olarak bilirim nasıl yaşanır, nasıl olur… Korku, her şeyden, her durumdan korkan biri olarak zor bir yaşamın olmasıdır. Kedi, köpek korkusu değil bahsettiklerim; onlarla korku yaşamak nedir bilmem. Onları kaybetmek gibi korkularım yok değil, var; onlara bir şey olmasın… Bu, aynı sevdiklerim için de var; kötü olmasınlar, kötülerle karşılaşmasınlar.

Hayatla ilgili pek fazla korkum yok, kaybetmek galiba o kadar önemli değil; geride kalanlara nasıl bir acı bırakacağım, o korku hep var.

Korkunun nirvanası; hani cesaret yüklenmiş, “Bu ne yemiş, ne kullanıyor?” sorusunu sorduracak yere, “Bundan daha kötüsü var mı, olabilir mi?”ye ulaşılma durumudur. Oradan sonra korku yapacağını yapmış, alabileceğini almış, tası tarağı toplama zamanı gelmiş bir halde, biraz da süklüm büklüm sıvışmaktan başka bir şey yapamaz. Ameliyattan korkanların ameliyat sonrası avcı söylemlerine kavuşmaları; yanında ameliyatı bekleyen hastalara “Yok yahu!” nutukları atmaları, “Hiç de zor değilmiş,” havaları takınmaları ondandır.

Korku algısı yaratanlar, kendini nirvanaya yaklaştırdığında, o gözü dönmüşlüğe ulaştırdığında; hem de çok yüksek bir cesaret dalgasını beslediğini, onun tsunamisinin algıladığı korkuyu devirip altına alacağını da hesaplamalıdırlar.

Korkular hep olacaktır, vardır; onlarca değişik şeyden korkulur, korkarım. Ardından hep bir cesaret, bir karşılaşma… Bir yenmek değil de “hiç etmek”, “yok etmek” yaşamışlıklarım olmuştur. Başıma gelmişlikleri çok vardır; bu insanı biraz korkak yapar, biraz daha uyanık, biraz daha dikkatli, çekingen… Biraz daha kulakları, gözü, beyni daha sık; daha kullanıcı, kollayıcı, sakınıcı, hazırlıklı yapar. Hani hep vardır; karacanın otlarken taşıdığı bir tedirginlik benzeri, bir tavşan uykusu haliyle yaşanır yapar.

“Bak, bana bir şey olmadı,” son sözleri olan bir dolu yaşanmışlık da hep olur.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir