Yazlık Sinema Günleri

Yazlık sinemaya gitmeye hazırlanırdınız. Soğuk olurdu ya bazı geceler üşürdü yaşlı teyzeler, amcalar hırkaları yüklenirdiniz, size yüklerlerdi. Yolda dondurma istemeniz kapıdan çıkmadan yasaklanırdı. Yoksa götürülmezmişsiniz hikaye. Bilmezdiniz. Mızmızlanırdınız.

Sonra çıkılırdı yola, siz annenizin babanızın kıyısında köşesinde dolanırdınız dondurmacıya yaklaştıkça.

O tahta sandalyelere tünemek ne zordu. Üç ayağı bir denk gelmezdi. Dördüncü ayağı bütün film boyunca kımıldadıkça arar bulamazdınız.

O kopma araları hariç, gazoz, çekirdek satılan aralar sizin sinemanın çok iyi bildiğiniz bütün arazisini dolaşmanız için ideal zamanlarınızdı. Makine dairesi merakınızın en yüksek alanıydı. Filmin takılıp artık başlayacağına ikna olduğunuz anda oradan fırlayıp filmin devamına koşardınız.

Ne güzel dedikleri filmlerde hep çok ağlandığını bilirdiniz. Siz ağlamazdınız. İyi film ağlatıcı olmalıydı.

Ertesi gün maç aralarında, kızların oyunlarında film konuşulurdu.

Siz makine dairesini anlatmak isterdiniz. Kimse dinlemezdi.

Neydi o yaz akşamları. Neydi yazlık sinemalar?

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir