Savaşın ganimeti hayır diyemeyen kadınlar elde etmektir

Ülkem şunu kazanacak, petrol buradan geçecek, şu kadar edecek bu savaşı dışarıdan görenlerin işidir. İstilacı bireylerin derdi günlük olarak başkadır.

Savaşlar hep kazandırır birileri kazanır. Kimse kazanmaz ama hiç kimse kazanamadığını bilemez bilir de söyleyemez. Öyle diyelim belki daha doğru olur.

Savaşlar

Altın uğruna baharat uğruna para uğruna yirmili yaşlarında adı gençliğine tezat “Büyük “ olmuş İskender neredeyse Asya yı bile alıp öyle dönecekken oralarda Cüzzam’ı bulmuş Avrupa’ ya onu getirmiştir. Avrupa yüzyıllarca İskender’in getirdiği altınları harcamamış yerine Cüzzam hastalığına binlerce sakat ve ölüm vermiştir.

Tarih böyledir. Kazananı hep kendi ilan ettiği sanmıştır.

Amerika’yı kendi toprakları ilan edip oralara Çiçek hastalığını götüren İspanyol’ lar oradan yerlilerin hafif atlattığı Frengi’yi getirmişlerdir İspanya’ya. Denizciler yerli kadınlardan kapmışlardı. Oradan en yakın ilişki içinde oldukları o zamanlar bir kent devleti olan Napoli’ye taşıdılar. Fransa Napoli’yi ele geçirdi. Adı “Napoli “hastalığı oldu. Giderken İtalyan’lara bulaştırarak gittiler Adı “Fransız” hastalığı olmuştu. İngilizler Fransız’larla savaşıyordu. Onlar “Fransız” çiçek hastalığı dediler. Başında adı “İspanyol” hastalığı idi. Polonya ‘lılar “Alman”, Ruslar “Polonya” Çinliler Bir liman ismi “Guanyco” Japonlar “Çin”.

Ortadoğu ve birazda balkanlar batılı anlamında “Frenk” hastalığı dediler.

Durup dururken neden yazıldı bunlar diye düşünebilirsiniz. Bu yüzyılda bile savaşların kaybettirdikleri kadınlardır. Kadınlar kaybederler. Hastalıkların bulaşma öyküsü kadınların kaybettikleri ile ilgilidir.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir